Erhan Tarhan, SMMM | Deloitte Türkiye Vergi Hizmetleri Süpervisörü

Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi | Ocak 2012 | Sayı 97

Yürürlüğe girmesine artık aylar kalan 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu, bir çok açıdan ticaret hayatımıza yeni düzenlemeler getirirken, diğer taraftan da ekonomimizin önemli bir parçasını teşkil eden KOBİ’lerimize farklı avantajlar sunmaktadır.

Bu avantajlardan belki de en önemlisinin Yeni TTK’nın 1530’uncu maddesinde yer alan ve tedarikçilere yönelik yapılan geç ödemelerin önüne geçmeyi amaçlayan düzenleme olduğunu söyleyebiliriz.

Aslına bakılırsa bu düzenleme, Avrupa Birliği mevzuatına uyumun bir parçası olarak AB’nin geç ödemelerle mücadeleyi düzenleyen 2000/35/EC sayılı Direktif (combating late payment in commercial transactions)’i dikkate alınarak Yeni TTK’da yer almıştır.

Bu direktif paralelinde Yeni TTK’nın 1530’uncu maddesinin;

a) 5’inci fıkrasında, alacaklının KOBİ, borçlunun büyük ölçekli işletme sıfatını taşıdığı hallerde ödeme süresinin 60 günü aşamayacağı,

b) 6’ncı fıkrasında, tarafların kendi aralarında gecikme faizi ödenmeyeceğini veya ağır derecede haksız sayılabilecek kadar az faiz ödeneceğini, alacaklının geç ödeme dolayısıyla uğrayacağı zarardan borçlunun sorumlu olmayacağını veya sınırlı bir şekilde sorumlu tutulabileceğini öngören sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu,

c) 7’nci fıkrasında, alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hallerde uygulanacak faiz oranının ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olması gerektiği,

d) 8’nci fıkrasında, alacaklının küçük veya orta ölçekli işletme veya tarımsal veya hayvansal üretici olup borçlunun büyük ölçekli işletme olduğu hallerde taksitle ödemeyi öngören sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu,

belirtilmiştir.

Borçlar Kanunu hükümlerine göre akit serbestisi genel kaide olmakla birlikte, pazarlık güçleri aynı olmayan firmalar arasında yapılacak akitlerin sözleşme özgürlüğü kapsamında mütalaa edilemeyeceği de muhakkaktır.

Bu düzenleme ile büyük ve güçlü işletmelerin mal ve hizmet alırken pazara hakim olmanın avantajını kullanarak geç ödemeyi bir finansman aracı olarak kullanmasının önüne geçilmesi hedeflenmiş bulunmaktadır.

Getirilen düzenlemenin Ticari hayatta ne ölçüde başarılı şekilde tatbik edilebileceğini önümüzdeki dönemde hep birlikte göreceğiz; ancak getirilen düzenlemelerin esnetilmeden uygulanabilmesi durumunda KOBİ’lerin finansman sorunu büyük ölçüde çözülecektir.

Son olarak; söz konusu Kanun’un 1522 ‘nci maddesinde, küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri tanımlayan ölçütlerin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve mülga Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun görüşleri alınarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkartılacak bir yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiğini hatırlatmakta yarar görmekteyim.