Sabire Çolak | Deloitte Türkiye Vergi Müdür Yardımcısı | SMMM

Giriş

Son yıllarda ülkemizde çalışan yabancı personelin sayısında önemli artışlar göze çarpmaktadır. Yabancı çalışanların sosyal sigorta mevzuatı karşısındaki durumlarının hem iç mevzuatımız, hem ülkemizle ilgili ülkeler arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesinin olup olmadığı ve istihdam şekillerine bakılarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

1. Yabancı Personelin Türkiye’deki Sosyal Sigorta Yükümlülüğü

Sigortalılık Tespiti

5510 sayılı Kanun’un 4/1/a maddesine göre; hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılırlar. Dolayısıyla Türk veya yabancı uyruklu, kaçak veya resmi olarak çalışılmasına bakılmaksızın, bir işverene hizmet akdi ile bağlı olarak çalışan herkes 5510 sayılı Kanun’un 4/1/a maddesine göre sigortalı sayılmaktadır.

Diğer yandan yabancıların ülkemizde kaçak olarak çalışmasının önüne geçebilmek için bazı düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu düzenlemelerin en başında, 1 Şubat 2012 tarihi itibariyle uygulamaya konulan yabancıların Türkiye’de kalış sürelerini düzenleyen vize uygulamaları gelmektedir. Buna göre 1 Şubat 2012 tarihine kadar, yabancılar (genel anlamıyla AB ve OECD pasaport hamilleri) 90 günlük vize muafiyeti veya 90 günlük ikamet süreli müteaddit giriş vizeleri (turistik vize) ile Türkiye’ye giriş yapabilmekte ve bahsi geçen 90 gün her giriş çıkışta yeniden işlemekteydi. 1 Şubat 2012 itibariyle getirilen yeni uygulama ile yabancılar 90 günlük turistik vize ile 180 gün içinde ancak 90 gün süreyle Türkiye’de bulunabilmektedirler. 90 günden daha uzun bir süre Türkiye’de kalmak istedikleri takdirde, öncelikle kendi ülkelerine dönüp orada 90 gün bekledikten sonra tekrar Türkiye’ye giriş yapabilmektedirler. Ancak özel amaçlı vize temin ettikten sonra (örneğin çalışma vizesi ile) 90 gün kendi ülkelerinde beklemeden Türkiye’ye giriş yapabilirler. Dolayısıyla 90 günden uzun bir süre için “çalışma” amaçlı Türkiye’de bulunmak isteyen yabancıların mutlaka Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurup, çalışma izni alması gerekmektedir.

Söz konusu vize sürelerindeki kısıtlamadan dolayı Bakanlık’a yapılan çalışma izni başvuruları artmış ve bu sayede yabancılar arasındaki kaçak çalışma azalmış olup, bu kişilerin sosyal sigorta mevzuatına uyumları daha iyi takip edilir hale gelmiştir. Zira Bakanlık tarafından verilen çalışma izin belgelerinin birer örneği ilgili sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine intikal ettirilip, bu kişilerin sigortalı işe giriş bildirgelerinin yasal süresi içinde verilip verilmediğinin takibi bu belgelere göre yapılacaktır.

Sigortalılık Kapsamı

Çalışma izni almış bir yabancının sosyal sigorta yükümlülüğünün kapsamını tespit edebilmek için 5510 sayılı Kanun’un 4/1/a maddesinin yanı sıra, aynı Kanun’un dikkate alınması gereken diğer maddeleri ise şöyledir:

  • 5510 sayılı Kanun’un 4/2/c maddesi: “4/1/a gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler, mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere [1], yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar hakkında da uygulanır.”
     
  • 5510 sayılı Kanun’un 6/1/e maddesi: “Bu Kanun’un kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında; yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tâbi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tâbi olanlar, bu Kanun’un 4’üncü ve 5’inci maddelerine göre sigortalı sayılmazlar.”

Bu 2. maddeyi özetleyecek olursak:

  • Türkiye ile arasında bir sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkenin uyruğundaki yabancı ile
      
  • Türkiye ile arasında bir sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan bir ülkedeki bir işveren adına ve hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilen ve bu yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgelen yabancı, 5510 sayılı Kanun çerçevesinde sigortalı sayılmayacaklardır.

Sigortalı sayılmamaları için yurtdışındaki sigortalılıklarını, sosyal güvenlik sözleşmeli ülkeden gelen yabancı ilgili sözleşmede bahsi geçen ve yurtdışında yetkili sigorta makamlarından temin edilen sosyal güvenlik muafiyet belgesi ile, sosyal güvenlik sözleşmeli ülkeden gelmeyen yabancı ise ülkesinin yetkili sigorta makamlarından temin edecek olduğu belgelerin konsolosluklarımıza onaylatılan halleri ile tevsik etme durumundalardır.

Bu bilgiler ışığında, yabancıların Türkiye’de sigortalı sayılmayacakları süreler şöyledir:

Sosyal güvenlik sözleşmeli ülkeden gelenler için

Sosyal güvenlik sözleşmeli ülkeden gelmeyenler için

İlgili sözleşmede yer alan süreler kadar (tabi yine yurtdışı SGK kurumlarından alınan sosyal güvenlik muafiyet belgeleri ile belgelemek kaydıyla)

Yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeledikleri süre boyunca [2]

Buna göre bu kişilerin Türkiye’de işe girişleri yapılmaz. Ancak yukarıda bahsi geçen evraklar ile Türkiye’deki işverenin düzenleyeceği bir dilekçe eşliğinde işverenin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne bu durumun bildirilmesi gerekmektedir.

Pratikte sosyal güvenlik sözleşmeli ülkeden gelmeyenlerin sunacak oldukları belgelerin Türkiye’deki Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kabul görüp görmeyeceği hususundaki belirsizliklerden dolayı, yabancı çalıştıracak işverenler risk almak istemediklerinden, sözleşmesiz ülkeden gelen yabancılar için hizmet akdi düzenleyip, çalışma izinlerinin onaylanmasına müteakip, işe girişlerini yapmaktadırlar.

Sigortalılık Tescili

5510 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi çerçevesinde sigortalı sayılan yabancı çalışanların sigorta tescil işlemleri, esas olarak İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce verilen yabancı kimlik numarası ile e-bildirge yoluyla yapılmaktadır. Yabancı kimlik numarası, en az 6 ay süreli ikamet izni başvurusunda bulunan ve başvurusu sonuçlandırılan yabancılara verilmektedir.

Uygulanacak sigorta kolları

5510 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi çerçevesinde sigortalı sayılan yabancı çalışanlara uygulanacak sigorta kolları şöyledir:

  • Kısa vadeli sigorta kolları (iş kazaları ve meslek hastalığı, hastalık ve analık)
     
  • Uzun vadeli sigorta kolları (malullük, yaşlılık ve ölüm) [3]
     
  • İşsizlik sigortası

Başka bir ifadeyle, ülkemizde sigortalı sayılan yabancı çalışanlar tüm sigortalı kollarına tabidir.

2. Özellikli Konular

Genel Sağlık Sigortası

5510 sayılı Kanun’un 60. Maddesi uyarınca “ikametgâhı Türkiye’de olan kişilerden 4/1/a maddesi gereğince sigortalı sayılanlar ile mütekabiliyet esası da dikkate alınmak şartıyla, oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan kişiler, genel sağlık sigortalısı sayılır” ifadesine yer verilmiştir.

Aynı Kanun’un 61/1/c maddesi uyarınca ise yabancılar “Türkiye'deki yerleşim süresinin bir yılı geçtiği tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve bu tarihten itibaren bir ay içinde verecekleri genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile tescil edilirler.”

Buna göre, ülkemizde bir yıldan fazla ikamet eden yabancılar Genel Sağlık Sigortası primini ödedikleri takdirde sağlık yardımlarından yararlanabilirler.

Ev hizmetlisi

1 Şubat 2012 tarihi itibariyle uygulamaya konulan vize uygulamaları sonucunda ülkemizde kaçak çalışan birçok ev hizmetlisi de kayıt altına alınmıştır. Zira artık her 90 günlük vize bitimi yaklaştığında, ülkeye giriş çıkış yaparak tekrar bir 90 günlük vize işletilip ülkeye giriş yapılması mümkün olmamaktadır (her 180 gün içinde en fazla 90 gün). Çalışma izni alınan bu yabancı çalışanların, sosyal sigorta yükümlülüklerinin de yerine getirilmesi gerekmektedir.

Buna göre evinde yabancı uyruklu bir ev hizmetlisi çalıştıran kişi, ikametinin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik Merkezini ziyaret ederek, konut adresine işyeri tescili yapıp, yabancı uyruklu adına çalışma izni çıkmasına müteakip kişinin işe girişini e-bildirge yoluyla gerçekleştirip, en az asgari ücret üzerinden sigorta primlerini her ay yatırmalıdır.

Sonuç

Sosyal güvenlik uygulamalarında esas kural, çalışılan ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına tabi olunmasıdır. Ancak yabancı ülkedeki işveren adına Türkiye’ye geçici bir görev ile gönderilenlerin sosyal güvenlik yükümlülükleri, 5510 sayılı Kanun ve uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında da değerlendirilmelidir.

Mevcut uygulamada, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmeli ülkeden gelen yabancılar, sözleşmede öngörülen süreler kadar, kendi ülkelerindeki sosyal güvenlik mevzuatına tabi kalmaya devam edebilmektedirler (Türkiye’deki geçici görevlendirmeleri bu sürelerden daha uzun sürer ise, sözleşmelerde belirtilen sürelerin sona erdiği tarihten itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4/1/a maddesi uyarınca sigortalı olacaklardır).

Diğer taraftan, sözleşmesiz ülkeden gelen yabancılar 5510 sayılı Kanun’un 6/1/e maddesi uyarınca Türkiye’de geçici olarak görevlendirildikleri süre boyunca, ülkelerinde sosyal sigortaya tabi olmalarını belgelemeleri halinde sigortalı sayılmamaktadırlar.

Buradan çıkan sonuç, her 2 durumda da (Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olsun ya da olmasın) 5510 sayılı Kanun çerçevesinde bu kişilerin sigortalı sayılmamaları için, kendi ülkelerinde sigortalı olduklarını belgelemeleri gerekmektedir. Belgeledikleri takdirde, çalışma izinlerinin onaylanmasına müteakip, işe girişlerinin de yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Dolayısıyla mevcut uygulama, sözleşmesiz ülkeden gelen bir yabancının (sigortalılığını belgelemek kaydıyla), sözleşmeli ülkeden gelen bir yabancıya kıyasla süresiz olarak kendi ülkesindeki sosyal güvenlik sistemine tabi olma hakkını tanıması anlamına gelmektedir.

Ancak pratikte, sözleşmesiz ülkeden gelen yabancıların yurtdışındaki sigortalılık durumlarını gösterir belgelerin, Türkiye’deki Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yeterli bulunup bulunmayacağı hususundaki tereddütler ve işverenlerin bu konuda herhangi bir SGK riski almak istememelerinden dolayı, bu yabancılar için hizmet akdi düzenlenerek, işe girişleri yapılmaktadır. Başka bir ifadeyle, ülkemizde bir işverene bağlı olarak hizmet akdi ile çalışan yabancılar (artık geçici görevli olarak kabul edilmeyip), 5510 sayılı Kanun’un 4/2/c maddesi gereği, aynı Kanun’un 4/1/a maddesi tabi olmakta ve Türkiye’de sigortalı kabul edilmektedirler.



[1] Türkiye’nin 24 ikili ve 3 çok taraflı olmak üzere diğer ülkelerle imzaladığı toplam 27 adet sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu ülkeler: Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna-Hersek, Bulgaristan (Bulgaristan Emekli Aylıklarının Türkiye’de Ödenmesine İlişkin Anlaşma), Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İspanya (Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Kapsamında), İsveç, İsviçre, İtalya (Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Kapsamında), Kanada, Kebek, KKTC, Libya, Lüksemburg, Makedonya, Norveç, Portekiz (Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Kapsamında) ve Romanya’dır.

[2] Bu süre 2/3/2011 tarihli ve 27862 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile en fazla 3 aylık bir süre ile sınırlandırılmış olup, 21/8/2013 tarihli ve 28742 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapılan değişiklikle 3 aylık süre kaldırılmıştır.

[3] 31.05.2011 tarih ve 2011/43 sayılı SGK genelgesi uyarınca: "506 sayılı Kanunun mülga 3 üncü maddesinin (II/A) bendi gereğince 6/8/2003 tarihinden önce bir işveren emrinde çalışan ve yabancı uyruklu olan kimseler hakkında kısa vadeli sigorta kolları, yazılı istekte bulunmaları halinde ise haklarında istek tarihinden sonraki ay başından itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları uygulanmıştır.

4958 sayılı Kanunla 6/8/2003 tarihinden itibaren söz konusu madde değiştirilerek yabancı uyruklu sigortalılar isteklerine bakılmaksızın tüm sigorta kollarına tabi tutulmuşlar, 1/10/2008 tarihinden itibaren de 5510 sayılı Kanunun 4/2/c maddesi ile yine isteklerine bakılmaksızın aynı Kanunun 4/1/a maddesi kapsamında tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışmalarına imkan sağlanmıştır."