Anasayfa Site Haritası İletişim

10 Mart 2010 Çarşamba
DeloitteGündemPratik BilgilerSirkulerMükellef HaklarıMevzuatUluslararası VergiMuhasebe StandartlarıTakvimYayınlarTransfer Fiyatlandırması
Giriş Yap
Şifremi Unuttum
Üye Olmak İstiyorum
Üyelik Avantajları
Menkul Sermaya Gelirleri Rehberi 2009
Transfer Fiyatlandırması Raporu
Verginet.net e-bilgi
Deloitte Türkiye en iyi vergi şirketi
Makaleler
Bize Ulaşın
Denetimnet.net
15 Mart - 16 Mart 2010
Finansal Tabloların Analizi
22 Mart - 24 Mart 2010
Kapsamlı Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) Eğitimi
30 Mart - 31 Mart 2010
Kamu Yönetiminde İç Kontrol Yaklaşımı
1 Nisan 2010
Transfer Fiyatlandırması ve Uygulamaları
7 Nisan - 9 Nisan 2010
Kapsamlı Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) Eğitimi
Video Konferanslar
Verginet.net  haberlerini kendi sitenizde yayınlamak ister misiniz?
Açılış sayfam yap
Favorilere ekle
 
Ana Sayfa > Basında Vergi > Zeki Kurtçu > Zeki Kurtçu (Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu...
 

Zeki Kurtçu (Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Ortağı) - Ücret Karşılığı Üretim (Toll Manufacturing)

INFOMAG-Ekim 2008

Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan Dünya rekabet sıralamasında on sıra gerileyerek 63.ncü sıraya düşmüş bulunuyoruz. Maalesef bu durum büyük ekonomilerin finansal krizle boğuştuğu, gelişmekte olan ekonomilerinde ise yavaş yavaş durgunluğa girdiği bu dönemde ülkemiz açısından son derece üzücüdür.
 
Rekabet sıralaması “en kolay iş yapabilme ortamı” ligi olarakta tanımlanabilir. Ligin ilk üç sırasında ABD, İsviçre ve Danimarka var. Biz ise bırakın ilk 10 veya 20’yi, 63.ncü sırada bulunuyoruz. Dünyadaki ekonomik gelişmeler doğrudan yabancı yatırımların daha zor çekilebileceği bir döneme girdiğimizi işaret ediyor, ekonomik mevzuatımızı daha iyi bir hale getirerek pozisyonumuzu biraz daha güçlendirmenin yollarını aramalıyız.
 
Burada ekonomik mevzuat deyince başta vergi mevzuatı olmak üzere, gümrük, kambiyo ve bankacılık düzenlemelerini kastediyoruz.
 
Bu yazımda yıllardır çözemediğimiz bir sorundan bahsetmek istiyorum. Konumuz yabancı bir firmanın Türkiye’de ücret karşılığı, yani fason, üretim yaptırması. Buna uluslararası literatürde “toll manufacturing” deniliyor. Tanımın türkçesi uzun olduğu için ben de gerektiği yerde “toll manufacturing” olarak kullanacağım.
 
Bildiğiniz gibi teknolojik gelişmelere bağlı olarak mal üretimi sürecindeki fonksiyonlar, çeşitli safhalara bölünmekte, bir malın üretimi için gereken safhalardan bazıları ücret karşılığı başka firmalara yaptırılabilmektedir.
 
Bu kararlar verilirken mal üretim sürecinin yüksek katma değerli parçaları mal sahibi firma tarafından tutulmakta, daha az katma değerli ve zahmetli kısmı gelişmekte olan ülkelerdeki diğer firmalara ücret karşılığı yaptırılmaktadır. Örnek vermek gerekirse, bir deterjan üretiminde, üretim bilgisi (know-how), marka, satış ve pazarlama fonksiyonları firmanın kendisinde tutulmakta, üretim , hammadde temini ve lojistik gibi diğer işlemler başka firmalara ücret karşılığı yaptırılmaktadır.
 
Ülkemize yakın coğrafyada konumlanan birçok uluslararası şirket bu yöntemi kullanarak işlerini gerçekleştirmektedir. Ancak bizim mevzuatımızdaki bazı düzenleme eksikleri nedeniyle, Türkiye olarak maalesef bu pazardaki aktivitelerden pay alamamaktayız.
 
Bu mekanizmanın “toll manufacturing” çalıştırılabilmesi için ekonomik mevzuatımızda iki konuda düzenleme yapmak gerekmektedir. Bunlardan birincisi Gümrük Kanunu’dur. Bilindiği gibi dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan ithalatta proforma fatura ile işlem yapılması kabul edilmemekte, kesin ithal sırasında ticari fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Böyle olunca malın mülkiyeti Türkiye’deki işleyiciye geçmekte ve “toll manufacturing” metodunun hukuki yapısı bozulmaktadır. Dolayısıyla Gümrük mevzuatında yapılacak bir değişiklik ile dahilde işleme rejimi kapsamında proforma fatura ile ithalat yapma imkanı getirilmelidir.
 
İkinci konu ise Katma Değer Vergisi konusudur. Şu andaki KDV mevzuatına göre, “toll manufacturing” işlemleri karşılığında Türkiye’deki üretici firmanın alacağı ücretin KDV’ye tabi olup olmayacağı konusunda belirsizlik bulunmaktadır. Aslında KDV’de hizmet ihracatı istisnası konusunda Kanun’da hüküm bulunmaktadır. Bununla ilgili alt mevzuatta, tebliğlerde getirilecek tanımlar ile bu hizmetlerin istisnası kapsamında olduğu belirtilerek konu halledilebilir.
 
Ekonomik mevzuatta yapılması gereken küçük ama anlamlı değişiklikler ile Türkiye hizmet ihracatını önemli ölçüde arttırabilir. Böylelikle hem üreticimiz ve çalışanlarımıza iş yaratmış oluruz, hem de rekabet sıralamasında yerimizi daha iyi bir seviyeye getirmek için bir adım atmış oluruz.




Yasal Uyarı
Hızlı Menü : Ekle Kaldır
Yazdır Arkadaşına gönder
Copyright ©2010 Deloitte Touche Tohmatsu