İlteriş Emiroğlu, SMMM | Deloitte Vergi Hizmetleri Müdür Yardımcısı

Ekonomik Analizin Önemi

Transfer fiyatlandırması kavramının vazgeçilmez bir unsuru olan “emsallere uygunluk ilkesi”, Türk Transfer Fiyatlandırması Mevzuatı’nda, “ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade etmektedir”[1] şeklinde tanımlanmıştır. Bu ifadeden, ilişkili olduğu bir şirketle bir mal veya hizmet ticareti gerçekleştiren tarafın, bu ticareti sanki kendisiyle ilişkili olmayan bir tarafla gerçekleştiriyor gibi davranması gerektiği çıkarımı yapılır.

İlişkili taraflarla ticari faaliyette bulunan mükellefler, kanunda belirtilen raporlama zorunluluklarına göre[2], emsallere uygunluk ilkesi çerçevesinde hareket ettiklerini yıllık transfer fiyatlandırması raporlarında açık ve net bir şekilde Maliye Bakanlığı’na sunmak üzere gereken çalışmaları hazırlamakla yükümlü kılınmışlardır.[3]

Bir transfer fiyatlandırması raporunda bulunan ekonomik analiz çalışması, ilişkili işlemleri olan mükelleflerin Maliye Bakanlığı’nı emsallere uygunluk ilkesi çerçevesinde ticaret yaptıkları konusunda ikna edebilecekleri tek ve en önemli dayanak noktasıdır. Ekonomik bir tabana dayandırılmadan hazırlanan bir transfer fiyatlandırması raporu Maliye Bakanlığı tarafından eleştiri konusu yapılabilir. Bu yurtdışında örneğine sıkça rastlanılan bir durumdur.[4] Özetle, transfer fiyatlandırması rakamsal bir değerleme çalışmasıdır ve ekonomik analiz bu çalışma için zorunluluk arz etmektedir. Ayrıca, yukarıda bahsi geçen Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Rehber’in de aşağıdaki alıntılanmış bölümü, bu savı doğrular niteliktedir;

“Raporun bu bölümünde…kullanılan transfer fiyatlandırması yönteminin diğer yöntemlerle karşılaştırılarak o yöntemin kullanılma gerekçeleri ile seçilen yöntemin en uygun yöntem olduğuna ilişkin bilgi, belge ve hesaplamalar, emsallere uygun fiyat veya bedelin saptanmasında kullanılan hesaplamalara ilişkin ayrıntılı bilgiler ve emsal fiyat aralığı tespit edilmiş ise bu aralığa ilişkin hesaplamaları içeren ayrıntılı bilgiler yer alacaktır.

Emsal aramaya ilişkin süreç ve elde edilen sonuçlar ile bulunan sonuçların işlemlere uygulanması yine bu bölümde değerlendirilerek, önceki bölümde detaylı olarak yapılan karşılaştırılabilirlik analizi kapsamında emsal arama süreci gerçekleştirilmelidir.”[5]

Ekonomik Analiz Çalışmalarında Sık Görülen Hatalar

Transfer fiyatlandırması raporlarında ekonomik analiz çalışmalarının ne kadar elzem ve önemli olduğunu vurguladıktan sonra, bu çalışmalarda sıklıkla yapılan hataların üzerinde duracağız. Ekonomik analiz çalışmalarının, transfer fiyatlandırması mevzuatında bahsi geçen beş yöntemden biriyle yapılması gerekliliği, bu yöntemlerin yeterli olmadığı durumlarda ise mükellefçe başka bir yöntemin belirlenebileceği transfer fiyatlandırması mevzuatında belirtilmiştir.[6]

Yöntem seçimi neden önemlidir?

Transfer fiyatlandırması raporlarında ekonomik analiz çalışmalarının temelini yöntem seçimi, yani değerlemenin ne şekilde yapılması gerektiği oluşturmaktadır. Yöntem seçimi kolay kolay geri dönüşü olmayan, yanlış yapıldığında doğrusu ile ciddi farklı sonuçlar verebilecek ve ilişkili tarafların işlev ve risk paylaşımları farklılaşmadığı sürece zaman içerisinde değiştirilmemesi gereken önemli bir süreçtir. Bu sebeple uygulanacak yönteme karar vermeden önce, ilişkili taraflar arasındaki işlev ve risk dağılımının net bir şekilde anlaşılması ve kar/zarar paylaşımının da bu dağılıma uygun şekilde yapılması gerekmektedir. İlişkili taraflar arasında kar oluştuğu durumlarda, bu karın ne kadarını hangi tarafın hak edeceği, zarar oluştuğu durumlarda ise zarara hangi taraf veya tarafların katlanacağı (zarar dağılımı da kar dağılımı gibi uygun bir şekilde yapılmalıdır) belirlenerek yöntem seçilmelidir. Örneğin, kar meydana geldiğinde test edilen tarafı savunan, ancak zarar oluştuğunda savunulamaz hale gelen bir transfer fiyatlandırması yöntemi, en başından beri tutarsız ve yanlış bir seçim olmuştur.

Bunu daha anlaşılır hale getirmek için bir ticarete taraf olan iki ilişkili şirketten, birinin daha fazla risk ve işlev yüklenen “ana şirket”, diğerinin de düşük riskli bir distribütör olarak faaliyet gösteren “temsilci şirket” olduğunu varsayalım. Düşük riskli temsilci şirketin her yıl sonunda, makul ve sabit bir kar marjı ile yıl kapanışlarını gerçekleştireceği, kalan artık karın (veya zararın) ise daha fazla risk ve işlev üstlendiğinden dolayı, ana firmaya atfedileceği bir transfer fiyatlandırması politikasının uygulandığını düşünelim. Sıkça karşılaşılan bu tip bir yapılanmada unutulmaması gereken, eğer böyle bir yöntemin uygulamasına karar verilmişse, düşük riskli temsilci firmanın hiçbir surette zarar yazmaması gerekliliğidir. Riskleri minimal seviyede alan ilişkili tarafın zarar yazması, transfer fiyatlandırması politikasının doğru şekilde işlemediğinin bir göstergesi olacak ve seçilen transfer fiyatlandırması yöntemi ile şirketin savunulmasını mümkün olmayacaktır.

Böyle bir durumda, yöntem değişikliğine giderek mükellefi savunmaya çalışmak ise, ilişkili taraflar arasındaki risk ve işlev paylaşımında bir değişiklik olmadıysa, tutarsızlık olarak algılanacak ve yıllara göre karşılaştırmalı olarak yapılan bir incelemede doğrudan dikkatleri üzerine çekecektir. Sonuç olarak, iyi seçilmiş transfer fiyatlandırması yöntemi, mükellefi iyi günde de kötü günde de savunan ve ilişkili şirketlerin arasındaki işlev ve risk dağılımları değişmediği sürece, değiştirilmesine gerek olmayacak yöntemdir.

İlişkili ve ilişkisiz işlemlerin ayrıştırılması

Transfer fiyatlandırmasına konu olan işlemlerini işkili taraflarla gerçekleştirilen işlemler olduğu unutulmamalıdır.[7] Bir mükellefin, örneğin hem ilişkili taraflara hem de ilişkisiz taraflara mal satışı yapıyor olması sıkça karşılaşılabilecek sıradan bir durumdur. Böyle bir durumda, mükellef kurumun ekonomik analiz çalışmalarına dahil edeceği mali veriler yalnızca ilişkili taraflara yaptığı satışlara ilişkin verilerden oluşuyor olmalıdır. İlişkisiz taraflarla gerçekleşen işlemlerin tanım gereği zaten emsallere uygun oldukları ve transfer fiyatlandırması analizlerine dahil edildikleri taktirde sonuçları değiştirebilecekleri unutulmamalıdır. Bu tip ayrıştırmaların hiçbir surette yapılamayacağı veya güvenilir olmayacağı durumlarda, uygulamada oransal dağıtımlar yapıldığı sıklıkla görülmektedir.

“EK 2”nin transfer fiyatlandırması çalışmalarındaki önemi

Transfer Fiyatlandırması rapor çalışmalarında ekonomik analiz içeriğinin, mükellef tarafından Kurumlar Beyannamesi’nde Maliye Bakanlığı’na sunulan Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yabancı Kurum ve Örtülü Sermayeye İlişkin Form (kısaca “Ek 2 “) ile birebir uyum içinde (mükellefin Büyük Mükellefler Vergi Dairesi’ne bağlı olduğu varsayılarak) olması gerekmektedir. Raporda bahsi geçen işlemler ile Ek 2 uyumsuzluğu özel usulsüzlük cezasına neden olabileceği gibi mükellefin bir şeyler saklamaya çalıştığı intibaıyla Mali İdare’nin de dikkatini çekebilecektir.

Emsal seçimi, iç emsal ve dış emsal

Yöntem seçiminin doğru yapılması ve ekonomik analizde kullanılacak mali verilerin doğru belirlenmesi sonrası sıra emsal seçimine gelmektedir. Emsal seçimi bir transfer fiyatlandırması çalışmasının rakamsal sonuçlara dayandırılabilmesi için mecburidir. Aksi takdirde bir “değerleme”den bahsedilemeyecek ve ekonomik analiz çalışması da ikna edici şekilde tamamlanmamış olacaktır. Emsal seçimi sürecinin gerekliliği yukarıda vurgulandığı üzere Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Rehber’de de açıklanmaktadır.[8]

Emsal seçimi, mükellef kurumun ticari faaliyetlerini emsallere uygunluk ilkesine göre yürütüp yürütmediğinin rakamsal bir şekilde ifade edilmesini sağlamaktadır. Bu bağlamda iki tip emsalden söz edilmektedir; iç emsal ve dış emsal. Bu kavramların tanımlarına bu yazımızda gerek görmemekle birlikte, iç emsalin mevcut olduğu durumlarda dış emsale göre kullanımının öncelikli olduğunun Türk Transfer Fiyatlandırması Mevzuatı’nda net bir ifade ile belirtildiğini vurgulayalım.[9]

Yukarıda örnek olarak kullanılan, hem ilişkili hem de ilişkisiz olduğu taraflara mal satışı yapan şirketi ele aldığımızda ilk akla gelen sorulardan biri, ekonomik analizde iç emsal kullanılabilir mi? sorusu olacaktır. Bu sorunun cevabı detaylı çalışmalar yapılmadığı sürece hem evet hem de hayır olacaktır. Şirketin, birebir aynı ürünü hem ilişkisiz hem de ilişkili taraflara satıyor oluşu, ilişkisiz taraflarla yapılan işlemleri iç emsal olarak değerlendirmeye yeterli olmayacaktır. Bunun sebebi salt ürün benzerliğinin güvenilir bir karşılaştırma için yeterli olmamasıdır.

Aynı mükellef tarafından hem ilişkili hem de ilişkisiz taraflara yapılan satışların birbirine emsal olabilmeleri için birçok faktörün göz önünde bulundurulmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu faktörlere;[10]

  • Ürün bezerliği,
  • Ekonomik koşullar,
  • Risk dağılımı,
  • Coğrafi koşullar,
  • İş stratejileri,
  • Gayri maddi hakların kullanımı,

örnek olarak gösterilebilir.

Söz konusu faktörlerin ilişkili ve ilişkisiz ticarette önemli farklılıklar göstermesi durumunda, ilişkili ve ilişkisiz taraflarla yapılan işlemlerin karşılaştırılabilir hale getirilebilmesi için çeşitli düzeltmelerin yapılması gerekmektedir.[11] Maddi değeri rahatlıkla ve güvenilir şekilde hesaplanabilir faktörlerde bu düzeltmeleri yapmak hem zor olmayacak hem de doğruluğu kanıtlanabilir nitelikte olacaktır.

Ancak, örnek olarak, ilişkili tarafla yapılan bir ürüne ilişkin bir ticarette her hangi bir pazarlama faaliyeti yürütülmediğini ve tahsilatlarla ilgili şüpheli ticari alacak riskinin oluşmadığını, buna karşılık aynı ürünün ilişkisiz taraflara satışlarında ciddi pazarlama gayretlerinin var olduğunu ve tahsilatların yapılabilmesi konusunda da riskler olduğunu varsayalım. O ürünün satışına ait (mükellefin başka birçok ürün sattığı varsayılarak) “pazarlama faaliyetleri” ile “şüpheli ticari alacak risklerinin” maddi değerlerinin objektif olarak hesaplanması bir hayli güç olabilir. Bu durumda ilişkisiz kişilerle yapılan ticaretin ilişkili kişilerle yapılan ticarete emsal teşkil edip edemeyeceği dikkatlice irdelenmelidir. Türk Transfer Fiyatlandırması mevzuatına göre düzeltimi mümkün olmayan önemli farklılıklar mevcut ise, karşılaştırılabilirlik olası değildir.[12]

Güvenilir iç emsallerin mevcut olmadığı durumlarda ekonomik analiz dış emsaller yardımıyla gerçekleştirilecektir. Dış emsallere en hızlı ve güvenilir şekilde çeşitli veri bankalarından ulaşılabilindiğinden, pratikte en çok tercih edilen yöntem budur. Ancak dış emsal bulmak için kullanılacak kaynağın her hangi bir şekilde Mali İdare tarafından dikte edilmesi söz konusu değildir. Dış emsal kullanımındaki amaç, mükellefin ilişkili ticari faaliyetlerinde uyguladığı fiyatların, emsallere uygunluk ilkesi çerçevesinde gerçekleşip gerçekleşmediğini iktisadi göstergelere dayandırmasıdır. Buna mukabil olarak, transfer fiyatlandırması düzenlemelerinin olduğu her ülkede Mali İdareler tarafından hazırlanmış veri bankaları bulunmamaktadır. Bu sebeple “Türkiye’de mevcut bir veri bankası olmadığından, bir ekonomik analiz çalışması yapılamamıştır” şeklinde bir ifade “mükellef kurum herhangi bir transfer fiyatlandırması çalışması yapmamıştır” şeklinde bir ifadeyle eşdeğer görülecektir.

Sektör ortalamaları emsal olarak kullanılabilir mi?

Emsal çalışmalarında sık rastlanılan hatalardan bir diğeri de, mükellef kurumun faaliyet gösterdiği sektör ortalamasının mükellefin mali performansına emsal olarak gösterilmesidir. Emsal bulma çalışması, test edilen tarafla benzer işlev ve riskleri üstlenen, benzer sektörlerde, birbirine yakın ürün veya hizmetlerin ticaretini konu alan bir çalışmadır. Aynı sektörde faaliyet gösteren bir üretici ve bir dağıtıcının hak edeceği getiriler farklı olacağı gibi, farklı risk ve işlevleri üstlenen ancak aynı sektörde faaliyet gösteren mükelleflerin de elde etmesi gereken getiriler farklı olacaktır. Ancak bir sektör ortalamasında; o sektörde faaliyet gösteren, farklı işlevlere, farklı risk profillerine sahip tüm şirketler havuzun içinde olacak ve böylece karşılaştırılabilir nitelikte olmayan bir emsal seti kullanılarak analiz yapılmış olacaktır. Bununla birlikte, böyle bir uygulamanın bir sonucu olarak sektör ortalamasının altında mali performans gösteren tüm şirketler yanlış bir uygulama sonucu, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtmış sayılacaktır.

Emsal firmaların mali performanslarının değerlendirilmesi

Emsal çalışmasının bir sonucu olarak ortaya çıkan, emsal fiyat aralığı ise Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No 1’de; “aynı yöntemin farklı karşılaştırılabilir kontrol dışı işlem verilerine uygulanmasından veya aynı verilere farklı transfer fiyatlandırması yöntemlerinin uygulanmasından elde edilen değişik emsal fiyatların oluşturduğu bir fiyat dizisidir” şeklinde tanımlanmıştır. Mükellef kurumun mali performansının bu fiyat dizisi içinde bir noktada bulunması (yönteminde doğru seçildiğini varsayarak), genel olarak ilişkili ticaretin emsallere uygun olarak gerçekleştiğinin göstergesidir. Ancak bu aralığın, doğru yapılmış bir emsal çalışmasında göreceli olarak dar olması beklenir. Bunun sebebi, doğru yapılmış bir emsal arama çalışmasında benzer risk ve işlevleri üstlenen, benzer ürün veya hizmet satışı yapan ve benzer koşullarla faaliyet gösteren şirketlerin mali performanslarının da ağırlıklı olarak birbirine benzer olacak olması ve sonuç olarak meydana gelecek fiyat dizisinin de birbirinden büyük ölçüde farklı olmamasıdır. Elbette ki burada bahsi geçen “dar ve geniş fiyat dizisi aralıkları” kavramları, transfer fiyatlandırması uzmanlarında zamanla tecrübeyle şekillenmekte ve kesin bir kaidesi bulunmamaktadır. Çok geniş çıkan bir fiyat dizisi aralığına, her türlü şirketin mali performans sonucu girebileceğinden, bu Mali İdare tarafından vergi müfettişini yanıltma çabası olarak algılanabilecektir. Bu sav da mevzuattaki; “….belirlenen emsal fiyat aralığının içindeki fiyatların birbirinden büyük ölçüde farklı olması durumunda, karşılaştırılabilirlik analizindeki unsurların veya yapılan düzeltim işlemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir”[13] cümlesiyle desteklenmektedir.

İlişkili işlemlerin emsal olabilme durumu

Emsal çalışmalarında dikkat edilmesi gereken bir başka husus ise, ilişkili tarafla yapılan bir işleme başka bir ilişkili işlemin emsal olamayacağıdır. Örneğin, bir şirketin ilişkili olduğu iki farklı şirketinden benzer özelliklerde ve koşullarda pazarlama desteği hizmeti aldığını varsayalım. Bu iki işlemin birbirlerine emsal teşkil etme durumu, emsallere uygunluk ilkesinin tanımıyla çelişmektedir. Bu noktada emsallere uygunluk prensibi tanımdaki ilişkili kişilerle yapılan işlemlerin, sanki ilişkisiz kişilerle yapılıyormuş gibi gerçekleştirilmesi gerekliliği hatırlanmalıdır.

 

Ekonomik analiz çalışmalarında düzeltmeler

Emsal bulma çalışmalarının tamamlanmasıyla, mükellef kurumun mali performansının rakamsal olarak bir karşılaştırması ve değerlemesi yapılabilecektir. Bu aşamada mükellef kurumun mali performansının potansiyel bir emsal fiyat dizisinden oluşan aralığın altında çıkması, her zaman kurumun ilişkili işlemlerinde emsallere uygunluk ilkesine aykırı hareket ettiği anlamına gelmemelidir. Örneğin, tüm alımları ilişkili ve tüm satışları ilişkisiz olan bir dağıtıcı şirketin çok büyük çaplı bir pazarlama ve satış operasyonu olduğunu varsayalım. Ancak bahsi geçen şirket için bulunan dış emsallerin bu derece geniş çapta pazarlama ve satış operasyonları yürütmediğini düşünelim. Bu tip bir ekonomik analiz çalışmasında, test edilen şirketin mali performansının emsal şirketlerin mali verilerinden oluşturulacak emsal performans aralığının altında kalma ihtimali bulunmaktadır. Bu durumda ilk bakışta test edilen şirketin, ilişkili şirketinden emsallerine göre daha pahalıya alım yaptığı dolayısıyla transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı sonucuna varılabilecektir. Ancak test edilen şirketin mali performansının emsallere kıyasla düşük olmasının asıl nedeni, ilişkili alım fiyatlarının yüksek olması değil, emsallerden daha fazla oranda maliyet yaratan pazarlama, satış ve dağıtım faaliyetleridir. Dolayısıyla, potansiyel emsaller aslında karşılaştırılabilir değillerdir ve analizin güvenilirliğini arttırmak için karşılaştırılabilirliği sağlamak adına çeşitli düzeltmelerin yapılması gerekmektedir. Unutulmaması gereken, bu düzeltmelerin iktisadi olarak makul gerekçelere dayandırılması ve ikna edici nitelikte objektif olması gerekliliğidir.

Sonuç

Genel olarak bir değerleme çalışması olan transfer fiyatlandırması çalışmaları ekonomik analiz içermediği sürece, her hangi bir değerleme de yapılmış olmayacaktır. Başka bir ifadeyle, ekonomik analiz çalışmaları içermeyen bir transfer fiyatlandırması raporu, mükellefin faaliyetlerini ve yıl içinde gerçekleştirdiği ticaretleri anlatan bir tanıtım metininden ötesi değildir. Ekonomik analiz çalışmalarının ise “bu tür işleme bu yöntem uygulanır” şeklinde kesin bir kaidesi bulunmamakta, mükelleflerin ticari faaliyetlerine göre gereksinimleri de değişiklik göstermektedir. Ancak, genel kabul görmüş ve transfer fiyatlandırmasının felsefesine ters uygulamalarla analizler yapmak hem mükellefin yıllık performans sonuçlarını aşındırarak yönünü kaybetmesine sebep olabilecek hem de beklemediği tarhiyatlara karşı karşıya kalmasına sebep olabilecektir.

 

 

[1] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No:1, 4. Bölüm, 1. Paragraf

[2] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No:2, 5. Bölüm

[3] 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, Madde 13, 3. Fıkra

[4] Dr. Özgür Toros, Yeni Transfer Fiyatlandırması Mevzuatı’na Göre Ekonomik Analiz, www.verginet.net

[5] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Rehber, Gelir İdaresi Başkanlığı, Bölüm 8.6.4

[6] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No:1, 5. Bölüm, 3. Paragraf

[7] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No:1, 4.1. Bölüm, 1. Paragraf

[8] Bknz dipnot 5

[9] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No:1, 4. Bölüm, 5. Paragraf

[10] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No:1, 4.1. Bölüm

[11] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No:1, 4.1. Bölüm, b maddesi, 4. Paragraf

[12] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No:1, 4.1. Bölüm, b maddesi, 5. Paragraf

[13] Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ Seri No:1, 4.2. Bölüm, 2. Paragraf