Melda Pınar Toykan | SMMM | Deloitte Türkiye Vergi Müdür Yardımcısı
 

Ticari hayatta, şirketler , ürettikleri mal ve hizmetlerin satışının artırılabilmesi için çeşitli faaliyetlere ihtiyaç duymaktadırlar. Pazarlama ve tanıtım bu faaliyetler içerisinde önem arzedenlerdendir. Üretilen mal ve hizmetlerin kaliteli olması kadar iyi pazarlanmasıda önemlidir. Reklam, bir şirketin en etkili pazarlama ve tanıtım aracıdır. Reklam dışında bir diğer tanıtım yöntemi de sponsorluktur. Şirketlerin reklam ve tanıtım amacıyla, daha geniş kitlelere ulaşmak için bir etkinlik, organizasyon ya da bir kişiye kaynak aktarma yoluyla destek verilmesi sponsorluk olarak tanımlanmaktadır.

Yapılan faaliyetin reklam yada sponsorluk olması konusunda kimi zaman tereddütler yaşanabilmektedir. Bu iki harcamanın vergisel sonuçlarının farklı olmasından dolayı doğru tespit edilmesi gerekir. Her ikiside pazarlama faaliyeti kapsamında kitlelere ulaşmada; iletişim aracı olma , üretici firmayı tanıtma gibi benzer özelliklere sahip oldukları gibi farkli yönleride bulunmaktadır. Sponsorlukta kurum imajının oluşturulması amaçlanırken, reklamda bir ürün yada hizmetin tanıtımı amaçlanmaktadır. Ayrıca sponsorluk harcamaları, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olmayan veya ilişkisi ölçülemeyen, sosyal amacı öne çıkan harcamalar olup ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olan reklam harcamalarından farklılık arz etmektedir. Bir diğer fark ise sponsorlukta firmanın dışındaki ürün, faaliyet ön planda iken reklamda tamamen firmanın ürünü veya hizmeti ön plandadır. Sponsorluk harcamalarında karşı taraf kar amacı gütmeyen bir kurum iken, reklamda karşılıklı kar elde etme vardır.

1 Seri No.’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde sponsorluk ile reklam harcamalarının farklılıkları ile ilgili açıklamalar yapılmıştır :

Sponsor olan kurumun adının anılması koşuluyla,

  • Resmi spor organizasyonları için yapılan saha, salon veya tesis kira bedelleri,
  • Sporcuların iaşe, seyahat ve ikamet giderleri,
  • Spor malzemesi bedeli,
  • Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün uygun göreceği spor tesisleri için yapılan ayni ve nakdi harcamalar,
  • Sporcuların transfer edilmesini sağlayacak bonservis bedelleri,
  • Spor müsabakaları sonucuna göre sporculara veya spor adamlarına prim mahiyetinde ayni ve nakdi ödemeler

gibi harcamalar sponsorluk harcaması olarak değerlendirilecektir.

Spor sahalarına, sporcuların veya diğer ilgililerin spor giysilerinin ya da spor araç ve gereçlerinin üzerine yazılı veya elektronik sinyaller yardımıyla sanal olarak kurumun tanıtımının yapılmasını sağlayacak amblem, marka, isim ve benzeri işaretler konulması gibi doğrudan ticari fayda sağlayan ve kurumun tanıtımını amaçlayan harcamalar ise reklam harcaması olarak değerlendirilecektir.

Ayrıca, sponsorluk faaliyetinin yanında reklam ve tanıtım amacını da içeren işlemler nedeniyle yapılan harcamaların, sözleşmede belirtilmek ve emsaline uygun olmak şartıyla, reklam ve sponsorluk harcamaları olarak ayrıştırılabilmesi mümkündür. Örneğin, bir kurumun, bir kulübe bonservis bedelini karşılayarak transfer ettiği bir sporcuyu aynı zamanda şirketin veya ürünlerinin tanıtımına yönelik reklamlarda kullanması halinde, reklam faaliyetine ilişkin harcamalar, bonservis bedelinden sözleşmede belirtilmek ve emsallerine uygun olmak şartıyla ayrıştırılabilecek ve reklam gideri olarak dikkate alınacaktır.

-Gelir Vergisi Kanunu’nda Yer Alan Düzenleme :

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89/8.maddesine göre ‘3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 17.6.1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50'si.’ gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden indirilebilmektedir.

-Kurumlar Vergisi Kanunu’nda Yer Alan Düzenleme :

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-b maddesine göre ‘21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50'si.’ kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilebilmektedir.

Yukarıda kapsamı belirtilen sponsorluk harcamalarının indirimi için söz konusu beyannamelerin ekinde herhangi bir belgenin ibraz zorunluluğu bulunmamaktadır. Gerçek ve tüzel kişiler, süresiz bir şekilde sponsor olamayacakları gibi; bunların herhangi bir şekilde vergi borçları da bulunmamalıdır. Bu nedenle kurumların sponsor olabilmeleri için bağlı bulundukları vergi dairesine müracaat ederek, vergi borcu olmadığına dair bir yazı almaları ve yapılan sponsorluk sözleşmesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

Sponsorluk Yönetmeliği kapsamında ayni ya da nakdi olarak yapılan harcamalar, kurumlar vergisi mükelleflerince harcamanın yapıldığı yılda indirim olarak dikkate alınabilecektir. Gelirin veya kurum kazancının yeterli olmaması halinde aşan kısmın takip eden vergilendirme döneminde indirim konusu yapılması olanağı bulunmamaktadır .

Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından reklam harcamaları, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile doğrudan ilgili olmak ve VUK'nu uyarınca tevsik edici belgelerle belgelendirilmek koşuluyla kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmektedir. Ancak, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 29'uncu maddesinin (m) bendi uyarınca yurtdışından Türkiye'ye yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarına verilen reklamlar vergi matrahının tespitinde gider olarak indirilemez.

Görüldüğü gibi reklam harcamaları kurum kazancının tespitinde doğrudan indirim konusu yapılabilirken; sponsorluk harcamaları ancak ilgili dönemde kazanç oluşması durumunda indirilebilmektedir. Ayrıca reklam harcamalarının tamamı indirim konusu yapılmakta ve indirilemeyen kısmı sonraki dönemlere devredilebilmekte iken sponsorluk harcamalarının indirilemeyen tutarı sonraki dönemlere devredilememektedir. Bu nedenlerden dolayı vergilendirme bakımından değerlendirildiğinde şirketler için, reklam; sponsorluğa göre daha çok tercih edilebilir özelliktedir.

KAYNAKLAR

-193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

-5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

-1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği

-Hakkı Sayan, ‘Sponsorluk ile Reklam Faaliyeti Arasındaki Fark ve Sponsorluk Harcamalarının Vergisel Sonuçları’ Vergi Dünyası Sayı:338