Ali Özdemir | Deloitte Vergi Denetçisi

Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi (Mayıs 2010 / Sayı 77)


I. GİRİŞ

 

Bilindiği üzere serbest bölgeler, ülke sınırları içerisinde bulunsa da gümrük sahası dışında değerlendirilen alanlardır. Serbest bölgeler ile ilgili olarak Katma Değer Vergisinin 17/4-ı maddesi bendinde bu bölgelerde verilen hizmetlere ilişkin olarak bir istisnadan bahsedilmiştir. Ancak, serbest bölgelere verilen hizmetlerin KDV karşısındaki durumu genellikle kafalarda soru işaretleri oluşturan konulardan biri olmuştur.

 

Bu yazımızda sadece makalemiz başlığında belirtilen konu ile sınırlı olarak bir değerlendirmede bulunacağız.

 

Cevabını aradığımız soru olan; “A serbest bölgesinden, B serbest bölgesine yapılan taşımacılık işi için düzenlenecek faturada KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı” konusundaki değerlendirmelere yazımızın takip eden kısımlarında yer verilmiştir.

 

II. GENEL DEĞERLENDİRME

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1’nci maddesine göre, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi bulunmaktadır. Aynı Kanunun 5035 sayılı Kanun’la değişik 16/1-c maddesine göre, Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulandığı mallar katma değer vergisinden istisna edilmiş, 5228 sayılı Kanunla değişik 17/4-ı maddesinde ise, serbest bölgelerde verilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmiştir.

 

Diğer taraftan taşımacılık faaliyetinin uluslararası taşımacılık işlemi sayılabilmesi için, taşıma işinin hangi şartları taşıması gerektiği 11 Nolu KDVK Genel Tebliğinde şu şekilde sıralanmıştır;

 

-Türkiye’de başlayıp bir başka ülkede bitmesi,

 

-Bir başka ülkede başlayıp Türkiye’de bitmesi veya

 

-Transit olarak yapılması

 

gerekir.

 

Yukarıda yazılan şartlar doğrultusunda, Bursa Vergi Dairesinin 11.03.2005 tarihinde verdiği bir özelgede; “Serbest bölge, Türkiye hudutları dahilinde olduğundan bu bölgeye yapılan taşımacılık işinin uluslararası taşımacılık olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca yapmış olduğunuz taşımacılık faaliyeti her ne kadar serbest bölgede bulunan firmalara yapılmakta ise de, işletmenizin bulunduğu yer serbest bölge sınırları dışında (Türkiye’de) bulunması nedeniyle işletmenizce verilecek nakliye hizmetinin serbest bölgede verilen hizmetler arasında değerlendirilemeyecektir.” görüşüne yer verilmiştir. İdare, serbest bölgelerin ülke sınırları içerisinde bulunması sebebiyle taşımacılık faaliyetinin yurt içi taşımacılık faaliyeti olduğundan bahisle, özelgenin sonuç kısmında ilgili taşımacılık hizmeti için düzenlenecek faturada KDV hesaplanması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.

 

Bir başka tartışma yaratan husus da, serbest bölgeye hizmet verilmesi ile serbest bölgede hizmet verilmesi kavramlarında karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar kırılmaya başlasa da, piyasa uygulamasındaki genel teamül olarak serbest bölgelere verilen her türlü hizmetin KDV’den istisna edileceği yönünde bir görüş hala hakimdir. Bu kapsamda, KDV kanunu 17/4-ı maddesindeki ifadesiyle, serbest bölgelerde verilen hizmetler in istisna kapsamında olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Ancak uygulamada farklı kurallar ve yorumlar olduğu da unutulmamalıdır. Karşılaşılacak durumlar ile ilgili olarak bir uzman yardımı alınmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz.

 

III. SONUÇ

 

Her ne kadar serbest bölgeler ile serbest bölge ya da limanlar arasında gerçekleştirilecek taşımacılık işlerinin istisna kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşler bulunsa da (Maç,Mehmet;KDV-5 E-Kitap,md.14); idarenin şu andaki kabulü, bahsi geçen hizmetler için düzenlenecek belgelerde KDV hesaplanması gerektiği yönündedir.

 

Bu açıklamalar doğrultusunda, iki serbest bölge arasında verilen taşımacılık hizmeti gerek serbest bölge içerisinde verilen hizmet ve gerekse uluslararası transit taşımacılık hizmeti kapsamına girmediğinden, verilen hizmete ilişkin olarak düzenlenecek faturaların Katma Değer Vergisine tabi olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

 

Bu görüşün, serbest bölgeler açısından sıkıntılara neden olduğunun tarafımızca da kabulü mümkünse de şu anki düzenlemelerin idare tarafından yorumu ve uygulama şeklinin KDV hesaplanması yönünde olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ali Özdemir, Deloitte / Vergi Denetçisi

 

 

KAYNAKLAR :

 

  1. KDV Kanunu
  2. 11 Nolu KDV Genel Tebliği
  3. Bursa Vergi Dairesinin Tarih : 11.03.2005 Sayı : B.07-4.DEF.0.16.12-300-05-39/ özelgesi
  4. Mehmet Maç, KDV-5 E-Kitap