Özlem Güner | Deloitte Türkiye Vergi Müdür Yardımcısı

I. Giriş

17 Haziran 2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 4875 sayılı “Doğrudan Yabancılar Yatırımlar Kanunu” ile Türkiye’deki yabancı yatırımların artmasına yönelik yeni düzenlemeler yapılmıştır. Ticaretin, sermayenin ve üretimin küreselleşmesi, lider ülkelerin gelişmekte olan ülkelerdeki yatırımlarının artmasına neden olmuştur. Bu noktada, sözkonusu kanun oluşan bu surecin pozitif yönde hızlanmasına katkı vermek amacıyla düzenlenmiştir.

Bahsi geçen kanunun uygulama yönetmeliği, doğrudan yabancı yatırımların artmasına yönelik yatırım planlayan yabancı şirketlere, Türkiye’de irtibat bürosu kurma imkânı tanımıştır. Bu kapsamda son 10 yılda Türkiye’de irtibat bürolarının sayısı artmıştır. Buna karşın 03 Temmuz 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” sonrası, irtibat bürolarının faaliyet ve kuruluşları ile ilgili bazı değişiklikler yapılmıştır.

Bilindiği üzere, irtibat büroları özellikli bir niteliğe sahiplerdir ve Türkiye’de yatırıma tereddütlü yaklaşan yabancı şirketler için yatırım öncesi araştırma faaliyetlerinde bulunma ve bu süre zarfında vergi avantajlarından faydalanma imkânı sağlamaktadırlar.

II. 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımcılar Kanuna göre Türkiye’de İrtibat Bürolarının Kuruluşu

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliğin 6. Maddesi gereğince, yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş şirketlere Türkiye'de ticari faaliyette bulunmamak kaydıyla irtibat bürosu açma izni verilmekte ve bu izinlerin süresi uzatılmaktadır.

Ancak, “Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik "ile irtibat bürolarının kuruluşlarına kısıtlama getirilmiştir. Buna istinaden; Türkiye’de irtibat bürosu açma taleplerinin; şirketin faaliyet konusu, sermayesi ve istihdam edilen personel sayısı gibi unsurlar çerçevesinde değerlendirilerek, faaliyet izninin verilmesi için şirketin kuruluşundan itibaren en az bir yıllık sürenin geçmesi koşulunun öngörülebileceğine” dair ibare eklenmiştir.

İrtibat Büroları 03 Temmuz 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan yönetmeliği ile aşağıdaki faaliyetlerde bulunabilirler:

Faaliyet

Süre (Yıl)

Temsil ve ağırlama
(Yabancı şirketin sektörel kuruluşlar nezdinde ve ilgili organizasyonlarda temsil edilmesi, yabancı şirket yetkililerinin Türkiye’deki iş temaslarının koordinasyonu ve organizasyonu, bu kişilerin ofis kullanım ihtiyaçlarının karşılanması)

5

Türkiye’deki tedarikçilerin kalite ve standart açısından kontrolü, denetimi ve tedarikçi temini
(Yabancı şirket adına üretim yaptırılan firmaların, yabancı şirketin kalite standartları çerçevesinde denetlenmesi, yabancı şirketin ürün ve üretici taleplerinin temini)

5

Teknik destek
(Distribütörlere yönelik eğitim veya teknik destek sağlanması, tedarikçi üreticilere kalite standartlarını arttırmaları yönünde destek hizmeti sunulması)

5

Haberleşme ve bilgi aktarımı
(Türkiye ile iş ilişkisi içinde bulunan yabancı şirkete iletilmek üzere piyasadaki gelişmeler, tüketici eğilimleri, rakip firmaların ve distribütörlerin satış durumları, distribütör firmanın performansı, vb. konulara ilişkin bilgilerin toplanması ve aktarılması)

5

Bölgesel yönetim merkezi
(Yabancı şirketin, diğer ülkelerdeki birimlerine yönelik olarak; yatırım ve yönetim stratejilerinin oluşturulması, planlama, tanıtım, satış, satış sonrası hizmetler, marka yönetimi, finansal yönetim, teknik destek, AR-GE, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri, araştırma ve analiz, çalışanların eğitimi gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmeti sağlanması)

10

Yabancı sermaye mevzuatına göre İrtibat bürolarının ticari faaliyette bulunmasına yasak getirildiğinden, bu büroların iktisadi yapılarının ayrıca yakından takip edildikleri göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Teşvik politikası çerçevesinde yabancı yatırımların Türkiye’de artması konusunda önemli bir araç olarak tanımlanan irtibat bürolarındaki kişilere yapılan ücret ödemeleri üzerinden Gelir Vergisi Kanunun 23/14’üncü maddesi ile gelir vergisi avantajı sağlanmıştır.

III. İrtibat Bürolarında Çalışan Personele yapılan Ücret Ödemeleri

a.) Ücret (Genel Kavram)

Ücret; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 61. Maddesinde “işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile temsil edilen menfaatler” olarak tanıtılmış ve yine aynı kanunun 94. Maddesi gereğince işverenlere ücret üzerinden vergi tevkifatı uygulama zorunluluğu getirilmiştir. Bu esnada işveren “hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dâhilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişi” olarak Gelir Vergisi Kanununda tanımlamıştır.

İrtibat bürosunu işveren kapsamında değerlendirdiğimizde; “kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan” kurumlar vergisi kanunu gereğince dar mükellef statüsüne sahip olup, %100 yurtdışındaki ana şirkete bağlı olduklarından, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmamakla birlikte, Türkiye’de imza yetkisine sahip gerçek kişi tarafından temsil edilmektedirler.

Bu doğrultuda, irtibat bürolarında çalışan personele yapılan ödeme, ücret niteliğinde olup gelir vergisi kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

b.) İrtibat Bürolarında çalışan personele yapılan ücret ödemesi;

Genel olarak, ücret ödemeleri Türkiye’de işveren tarafından gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerektiği esasına bağlanmıştır. Ancak, 193 sayılı gelir vergisi kanunun 23/14 maddesinde düzenlenen istisna hükmü gereğince, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellef işverenlere tabi personele yapılan ücret ödemeleri, bu ödemelerin işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak yapıldığı şartıyla, gelir vergisinden istisna tutulmuştur.

Bu bağlamda, irtibat bürolarında çalışan personele yapılacak ücret ödemeleri belirli şartlar dâhilinde gelir vergisi kanunun 94. Maddesi kapsamında işveren tarafından yapılması gereken gelir vergisi tevkifata bulunma zorunluluğundan istisna tutulacaktır. Sağlanması gereken şartlar aşağıda sırayla belirtilmiştir:

· İrtibat Bürosunda çalışan personele yapılan ücret ödemelerinin döviz cinsinden olması gerekmektedir

· Türkiye'de hizmet arz eden gerçek kişinin bağlı olduğu işverenin dar mükellef kurum olması, bu kurumun da Türkiye'de hiçbir şekilde kazanç elde edecek şekilde faaliyette bulunmaması

· İrtibat bürosunda çalışan personelin hizmet erbabı ve yapılan ödemenin de ücret niteliğinde olması

· Çalışan Personele Türkiye’de irtibat bürosu tarafından veya irtibat bürosu adına bordronun hazırlanması

c.) Damga Vergisi

Damga vergisi kesintisi irtibat bürolarında çalışan personele yapılan ödemeler üzerinden 08 Temmuz 2006 tarihine kadar yapılmaktaydı. Ancak 5535 sayılı kanunun getirdiği 8. Maddede yer alan damga vergisi kesintisine ilişkin değişiklikle, irtibat bürolarında çalışan personele yapılan ücret ödemeleri üzerinden damga vergisi tevkifat istisnası getirilmiştir.

Bahsi geçen istisna, Damga Vergisi Kanununun II. Sayılı Damga Vergisine Tabi Olmayan Kağıtlar IV Ticari ve Medeni İşler başlıklı bölümün 34. Maddesinde ‘’Gelir Vergisi Kanunun 23. maddesinde belirtilen ücretlere ilişkin ödemeler’’ başlığı altında yer almaktadır.

IV. İrtibat Bürolarında Çalışan Personelin Sosyal Sigorta Yükümlülüğü

İrtibat bürolarında çalışan personelin ücret gelirleri her ne kadar gelir vergisi ve damga vergisinden istisna edilse de; 5510 sayılı kanunun 4 (a) Maddesi gereğince, bir hizmet akdi ile işveren tarafından çalıştırıldıklarından, sigortalı sayılıp yine aynı kanunun hükümleri çerçevesinde uzun ve kısa vadeli sigorta kollarına ve işsizlik sigortasına tabi tutulacaklardır.

Ancak, yurtdışından geçici görevli olarak Türkiye’deki irtibat bürosuna atanan kişiler, eğer Türkiye’ye atandıkları ülke ve Türkiye arasında sosyal güvenlik sözleşmesi var ise ve gerekli SGK muafiyet belgesi temin edilmişse vatandaşlığına bakılmaksızın sosyal sigorta yükümlülüğünden muaf tutulabilmektedirler.

Sonuç

İrtibat bürolarında çalışan personelin ücret ödemeleri hem gelir vergisi hem de damga vergisinden istisna edilmiştir. Sosyal sigorta açısından irtibat bürosunda çalışanlara her ne kadar avantaj getirilmemiş olsa da; geçici görevli olarak irtibat bürosuna atanan yabancı, eğer geldiği ülke ve Türkiye arasında sosyal güvenlik sözleşmesi var ise ve gerekli muafiyet belgesi alındığı taktirde, sosyal sigorta yükümlülüğünden de muaf tutulabilmektedir.

Yararlanılan Kaynaklar

- Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği,

- Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde değişiklik Yapılmasına dair Yönetmelik

- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

- Mali Pusula yıl 5, sayı 54, Haziran 2009

- TBCCI - Türk İngiliz Ticaret ve Sanayi Odası / İrtibat Bürosu

- B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-GVK-23-3-42 sayılı ve 29/01/2011 tarihli özelge – Merkezi yurtdışında bulunan firmaların irtibat bürolarındaki çalışanlarına yapılan ödemelerinden tevkifat yapılmayacağı hk.