Tolga Büyükdeğirmenci, YMM| Deloitte Vergi Kıdemli Müdürü

Giriş

Özellikle son dönemde ülkemizde yaşanan kur dalgalanmaları, dikkatleri yeniden döviz piyasaları üzerine çevirmiş, yatırımcıların iştahını kabartmıştır. Kur dalgalanmalarından kazanç elde etmek isteyen yatırımcılar, kaldıracın da etkisinden yararlanmak için foreks piyasalarına yönelmektedirler.

ABD’nin 1973 yılında doların değerini altına karşı serbest bırakması ile Bretton Woods sistemi olarak da ifade edilen sabit kur sisteminden dalgalı kur sistemine geçilmiştir. Bu geçişle birlikte döviz piyasalarının gelişimi de en önemli dönüm noktasını yaşamıştır. Sabit kur sisteminden dalgalı kura geçilmesi ile birlikte ülke paralarının değerinin belirlenmesinde arz ve talep kuralları temel geçerli kurallar haline gelmiştir.

Foreks Piyasası - Genel Hatları

İngilizcesi “foreign exchange” olan ve kısaltması foreks olarak Türkçe’ye yerleşen kaldıraçlı alım-satım işlemleri, bir ülkenin para birimi karşılığında başka bir ülke parasının alımı ya da satımı olarak tanımlanmaktadır. Foreks piyasası döviz alım-satım işlemlerinin yanı sıra petrol, altın gibi birçok emtia ve kıymetli maden, hisse senedi ve uluslararası borsa endeksleri üzerinden alım-satım işlemlerinin gerçekleştiği tezgâh üstü bir piyasadır.

Dünyanın en büyük finans piyasalarından biri olarak kabul edilen foreks piyasasının ana katılımcıları bankalar ve broker şirketlerdir ve yatırımcılara yatırdıkları teminatın belirli bir katına kadar işlem yapma olanağı vermek suretiyle yatırımcıların isteklerini gerçekleştirirler. Kaldıraç oranı olarak adlandırılan bu oran, bazen 1’e 50, 1’e 100 ve hatta 1’e 400’lere kadar ulaşabilmektedir. Bu oran Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 1’e 100 olarak belirlenmiştir. Kaldıraç oranı, yatırımcıya teminatının kaç katı tutarına kadar işlem yapabileceğini, yani yatırımcının işlem yapabileceği en yüksek rakamı göstermektedir. Örnek vermek gerekirse, kaldıracın söz konusu olmadığı bir foreks işleminde 1 ABD Doları=2,00 TL ise, yatırımcı, elindeki 100 TL karşılığında yaklaşık olarak 50 dolar alır. Eğer bu işlem dolardan kar elde etme düşüncesiyle yapılırsa, beklenti doların TL karşısında değer kazanmasıdır. Dolar 2,20 olursa, o zaman yatırımcının elindeki 50 dolarla 50*2,20=110 TL alması mümkün hale gelir. Yani yatırımcı 10 TL kar elde etmiş olur. Kaldıracın varlığı halinde ise; 1’e 100 kaldıraç oranıyla foreks işlemi yaptıran kuruluş yatırımcısına 1.000 TL karşılığında 100.000 TL’lik işlem yaptırma ve döviz satma teklifinde bulunur. Ancak dövizi banknot olarak vermek yerine işlemin yapıldığı kur üzerinde meydana gelen değişiklikler neticesinde bir kar oluşursa onu vermeyi, yani 100.000 TL karşılığında 1 ABD Doları=2,00 TL den 50.000 dolar ödemeyi teklif eder. Kur 2,20 olursa o zaman yatırımcı 50.000 Dolar karşılığında 110.000 TL almış ve 1.000 TL’lik teminatla 10.000 TL kar elde etmiş olacaktır. Ancak döviz piyasasının, dünya üzerindeki birçok gelişmeden etkilendiği ve fiyatların değişkenliğinin oldukça yüksek olduğu göz önüne alındığında, fiyatların yatırımcıların beklentilerinin aksi yönde değişmesi ve yatırımcıların bu piyasalarda para kaybetmesi de sıklıkla gözlemlenen bir durumdur.

Foreks Piyasası İşlem Ayakları

Yatırımcılar

Her türlü gerçek ve tüzel yatırımcının katılımcı portföyünü oluşturduğu foreks piyasasında gerçekleştirilen işlemlerinin çoğunluğu spekülatif amaçlı yatırımcıların işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu yatırımcılar alım esnasında düşük fiyat, satım esnasında ise yüksek fiyat kollayarak kar elde etmeye çalışırlar.

Aracı Kurumlar

Yatırımcıların doğrudan işlem yapamadığı foreks piyasasında işlemler “piyasa yapıcısı” ve “broker şirket” olarak adlandırılan aracı kurumlar tarafından gerçekleştirilir.

a. Piyasa Yapıcıları

Bankalar arası döviz piyasasında işlem yapan büyük bankalar ve merkez bankalarından oluşan uluslararası finans kuruluşlarından oluşur. Bankaların yüksek bir sermaye yapısı ve yeterli bir işlem hacmine sahip olması uluslararası finans piyasasında bu şekilde faaliyet gösterebilmeleri için mecburidir. Piyasa yapıcıları yatırımcıya alım-satım şeklinde iki seçenek sunar ve müşterinin isteğine göre talep edileni gerçekleştirmek suretiyle topluca yapılan alım-satımlarla piyasayı yönlendirmiş ve arz-talep dengesini sağlamış olur.

Piyasa yapıcıları sadece yaptıkları alım-satım fiyatı arasındaki “spread” diye adlandırılan oran kadar bir alış-satış komisyonu elde ederler, yaptıkları işlemler dolayısıyla elde ettikleri başka bir gelirleri yoktur.

b. Broker Şirketleri

Broker şirketler kendileri herhangi bir işleme taraf olmadan alıcı ve satıcıyı bir araya getiren aracı kurumlarıdır. Bu şirketler verdikleri aracılık hizmeti karşılığında bir komisyon geliri elde ederler. Uluslararası finans piyasasında işlem yapma yetkisine sahip büyük sermayeli finans şirketleri olan broker firmaları aynı zamanda piyasa yapıcısı olarak da faaliyet gösterebilmektedirler.

Foreks Piyasasının Avantajları

Haftanın 5 günü günün 24 saati elektronik ortamda işlem yapabilmenin getirdiği esneklik ve kesintisiz işlem yapma avantajı

Likit piyasa yapısı ve yüksek işlem hacmi

Kaldıraçlı işlemler dolayısıyla yüksek tutarda kar elde edebilme olanağı

İşlem komisyonu ücretinin olmaması dolayısıyla düşük işlem maliyetine sahip olması

Kısa vadeli spekülatif yatırımcı piyasa üzerinde etkisi olabilecek sosyal, siyasal ve ekonomik olayları takip etmek suretiyle fiyat oluşumları üzerinde tahmin yürütmeye çalışır. Öte yandan uzun vadeli yatırımcılar ise fiyat oluşumlarını tahmin etmek için piyasanın geçmişte gösterdiği değişimden yola çıkarak gelecekte izleyeceği hareketlerin tahmin edilmesine yönelik istatiksel hesaplamalar olan teknik analizlerden faydalanır.

Türkiye’de Foreks Piyasası

Kaldıraçlı alım-satım işlemlerine ilişkin ilk yasal düzenleme 6111 sayılı kanunla ekleme yapılan 2499 sayılı mülga Sermaye Piyasası Kanununa getirilmiştir. Ardından 27.08.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve 31.08.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren “Seri: V No: 125 Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ” ile foreks piyasası Sermaye Piyasası Kurulu tarafından denetlenen ve düzenlenen bir piyasa halini almıştır. Foreks piyasasına ilişkin en güncel düzenleme ise 11.07.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Seri: III No: 37.1 Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ” ile getirilmiş ve bu tebliğ ile Seri: V No: 125 Tebliği 01.07.2014 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tebliğ 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 37, 38, 39, 45 ve 128 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu bu düzenlemelerle kaldıraçlı alım satım işlemlerinin yalnızca bu faaliyette bulunmak üzere yetkilendirilmiş olan aracı kurumlar ve vadeli işlem aracılık şirketleri tarafından yerine getirilmesini sağlamıştır. Foreks işlemlerine ilişkin faaliyet türleri SPK tarafından piyasa yapıcılığı, işlem aracılığı ve tanıtım aracılığı olarak belirlenmiştir. Piyasa yapıcılığı (market maker) ve işlem aracılığı faaliyeti (white label) sadece aracı kurumlar tarafından, tanıtım aracılığı (IB) faaliyeti ise aracı kurum ve vadeli işlemler aracılık şirketleri tarafından gerçekleştirilebilecektir.

Türkiye’de Foreks Piyasasında Faaliyet Gösteren Kurumlar

Piyasa Yapıcıları

Sermaye Piyasası Kurulunun piyasa yapıcılarına ilişkin hükümleri Seri: V No:125 sayılı SPK tebliği madde 2(a)’da “müşterilerden gelen emirlerin doğrudan kabul edilmesi ve/veya gerçekleştirilmesi” şeklinde ifade edilmiştir. Söz konusu tebliğ uyarınca Türkiye’de piyasa yapıcı olarak faaliyet gösteren şirketler, yatırımcı ile yaptığı anlaşma doğrultusunda yatırımcının teminata dayalı işlemlerini kendi nezdinde gerçekleştirir, dolayısıyla bu şirketler doğrudan yatırımcılara karşı muhatap olurlar. Bu şirketler gerçekleştirdikleri işlemler dolayısıyla oluşan sorumlulukları da üstlenirler ve bu sorumluluklarını gerçekleştirmemeleri durumunda tazmin yükümlülüğüne muhatap olmaktadırlar. Piyasa yapıcı şirketler ücret ve masrafları kendileri belirlemekte ve bu ücret şirketin banka hesabına yatırılmaktadır.

İşlem Aracıları

İşlem aracılarına ilişkin SPK düzenlemesi Seri: V No: 125 sayılı tebliğin 2(b) maddesinde “müşterilerden gelen emirlerin temsilci sıfatıyla kabul edilmesi ve bu emirlerin gerçekleştirilmek üzere başka kuruluşlara yönlendirilmesi” şeklinde yer almaktadır. Ayrıca söz konusu tebliğin 13. maddesi uyarınca işlem aracıları faaliyetlerini piyasa yapıcı olarak yetkilendirilmiş yurt içinde yerleşik bir kuruluşun ve/veya ilgili ülkenin yetkili otoritesinden faaliyet izni almış yurtdışında yerleşik bir kuruluşun temsilcisi veya aracısı olarak yerine getirebilirler. Söz konusu faaliyetlere başlanabilmesi için işlem aracılarının SPK’dan yetki belgesi almaları zorunludur.

Aracı Kurum Temsilcileri

Aracı kurum temsilcilerinin faaliyet tanımına Seri: V No: 125 sayılı SPK Tebliği Madde 2(c)’de “Başka bir kuruluşun kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak sunduğu hizmetlerin yatırımcılara tanıtımı, sözleşme akdedilmesine aracı olunması veya sözleşme yapmak isteyen tarafların komisyon karşılığında bir araya getirilmesi” şeklinde yer verilmiştir. Aynı tebliğin 14. maddesinde ise aracı kurumların SPK tarafından yetkilendirilmiş yurt içinde yerleşik bir kuruluşun kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak sunduğu hizmetlerin yatırımcılara tanıtımı, sözleşme akdedilmesine aracı olunması veya sözleşme yapmak isteyen tarafların komisyon karşılığında bir araya getirilmesi faaliyetlerini yerine getirebileceği belirtilmiştir. Bu maddeden anlaşıldığı üzere aracı kurum temsilcilerinin tanıtım hizmetlerinden yalnızca yurtiçinde bulunan foreks şirketleri faydalanabilecektir. Söz konusu faaliyete ilişkin olarak lehine faaliyet gösterilecek kuruluş ile temsilci olacak yetkili kuruluş arasında sözleşme imzalanması şart koşulmuştur.

Foreks İşlemlerinin Vergilendirilmesi

a. Gelir Vergisi Kanunu Açısından

Gelir Vergisi Kanunun 2. maddesinde gelir olarak kabul edilen kazanç ve iratlar; ticari kazançlar, zirai kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve değer artış kazançları olarak sıralanmıştır. Buna göre, foreks gelirlerinin vergilendirilebilmesi için kanun maddesinde sayılan bu 7 gelir unsurundan birinin tanımına girmesi gerekmektedir.

7 gelir unsurundan ilki olan ticari kazanç GVK 37. maddesinde ele alınmış, maddenin 1. fıkrasında her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar şeklinde tanımına, 2. fıkrasında ise her durumda ticari kazanç sayılan kazançların listesine yer verilmiştir. Foreks işlemleri sonucu elde edilen gelirin ticari kazanç olarak değerlendirilebilmesi, bu gelirin ticari kazanç özellikleri taşımasına bağlıdır. Ticari faaliyet bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmaktadır ve kazanç sağlama niyet ve kastının var olup olmaması bu faaliyetin ticari faaliyet olarak değerlendirilmesine etki etmemektedir. Ancak, kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmese de bir faaliyetin ticari faaliyet olarak değerlendirilebilmesi için faaliyeti gerçekleştiren organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerekmektedir. Foreks piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin emek unsuru içermeyip yalnızca sermayeye dayanıyor olması ve işlemlerin bir organizasyon içinde gerçekleşmemesi sebebi ile bu tarz işlemlerden elde edilen gelirlerin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi ve dolayısıyla vergilendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Menkul sermaye iratları GVK 75. maddede ele alınmış, 1. fıkrada tanımına, 2. fıkrada ise kaynağı ne olursa olsun menkul sermaye iradı sayılacak iratların listesine yer verilmiştir. Menkul sermaye iradı, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar şeklinde tanımlanmıştır. Foreks işlemlerinden elde edilen gelirin menkul sermaye iradı sayılabilmesi için yukarıda bahsedilen tanım kapsamına girmesi ya da 2. fıkrada sayılan menkul sermaye iratlarından birinin kapsamında değerlendirilebilmesi gerekmektedir. Ancak foreks piyasasından elde edilen gelirin sermayeye bağlı bir gelir olmaktan öte sermayenin nitelik değiştirmesi suretiyle elde edilmesinden dolayı foreks işlemlerinden elde edilen gelirin menkul sermaye iradı tanımına uymadığı görülmektedir. Ayrıca 2. fıkrada 15 bent halinde sayılan menkul sermaye iradı gelirlerinden herhangi birinin kapsamına da girmemektedir. Dolayısıyla foreks işlemlerinden elde edilen gelirin menkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi ve bu doğrultuda vergilendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

GVK mükerrer 80. maddesinde değer artış kazançları, 82. maddesinde de arızi kazanç kapsamına giren kazançlar bentler halinde açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, bu iki maddede sayılan kazançlar dışında kalan kazançların değer artış kazancı ya da arızi kazanç olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu doğrultuda, foreks piyasasında elde edilen gelirlerin bu iki maddede sayılan bentler arasında yer almamasından ötürü ne değer artış kazancı ne de arızi kazanç kapsamında değerlendirilmesi ve vergilendirilmesi söz konusu olamayacaktır.

Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun geçici 67. maddesinde menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve özel finans kurumlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemeler yer almakta olup, döviz alım satımından doğan kazançların bu madde kapsamında vergiye tabi tutulması da mümkün bulunmamaktadır.

Bu hususa ilişkin olarak, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 14.08.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[37-2012/281]-2554 sayılı özelgesi ile foreks işlemleri olarak da adlandırılan kaldıraçlı döviz alım satım faaliyetlerinden doğan kazançların Gelir Vergisi Kanununun geçici 67. maddesi kapsamında tevkifat yoluyla yahut mükerrer 80. madde kapsamında beyan yoluyla vergiye tabi tutulması söz konusu olmamakla birlikte, söz konusu faaliyetin ticari organizasyon içerisinde devamlılık arz edecek şekilde yapılması durumunda ticari faaliyet olarak değerlendirilmesi ve bu faaliyetler neticesinde elde edilen kazancın, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazançlara ilişkin hükümleri çerçevesinde beyan yoluyla vergilendirilmesi gerekmektedir.

Bu doğrultuda, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ" kapsamında foreks işlemleri yapmaya yetkilendirilmiş aracı kurumların, işlem hacimleri esas alınarak ödenen prim tutarları dâhil olmak üzere müşterilerine kaldıraçlı döviz alım satım işlemleri nedeniyle yapmış olduğu ödemeler üzerinden geçici 67. madde kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

b. Kurumlar Vergisi Kanunu Açısından

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 6.maddesine göre Kurumlar Vergisi hesaplanırken mükelleflerin bir hesap dönemi içerisinde elde ettikleri safi kurum kazancı dikkate alınır. Safi kurum kazancı, Gelir Vergisi Kanununda yer alan ticari kazanç hükümlerine göre tespit edilir.

Foreks piyasasında işlem yapan kurumlar vergisi mükellefi aracı kuruluşların bu piyasada gerçekleştirdikleri işlemlerden elde ettikleri gelirler kurum kazancına dâhil edilmeli ve bu gelirler dikkate alınarak kurumlar vergisi beyannameleri vermeleri gerekmektedir. Foreks işlemleri sonucu zarar elde etmeleri durumunda bu zararlarını da beyannameye dahil etmelilerdir.

c. Katma Değer Vergisi Kanunu Açısından

Katma Değer Vergisi Kanunu 1. maddesinde ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ne tabi olduğu belirtilmiştir. 2.maddede teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devri şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdiinin de teslim hükmünde olduğu belirtilmiştir.

Foreks piyasasında yapılan işlemlerin sonucunda fiziken bir teslim olmamakla birlikte yapılan işlem sonunda tasarruf hakkı el değiştirmektedir. Dolayısıyla foreks piyasasında yapılan işlemler KDV’nin konusuna girmektedir.

KDV Kanunu madde 17/4(g)’de belirtildiği üzere külçe altın, külçe gümüş, kıymetli taşlar, döviz, para, damga pulu, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil, varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçları ile metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının teslimi KDV’nden istisna edilmiştir. Bu durumda foreks piyasasında gerçekleştirilen alım-satım işlemlerinden bu bentte sayılan kıymetlerle ilgili olanlar için KDV hesaplanmayacaktır. Ancak, foreks piyasasında gerçekleştirilen alım-satım işlemleri yalnızca bu bentte sayılan kıymetlerle sınırlı değildir. Dolayısıyla, KDV Kanunu madde 17/4(g)’de sayılan kıymetler dışında herhangi bir kıymetin foreks piyasasında bir işleme konu edilmesi durumunda KDV’nin hesaplanması gerekecektir.

d. Gider Vergileri Kanunu (BSMV) Açısından

6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu 28. maddenin birinci fıkrasında, banka ve sigorta şirketlerinin her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.

Ayrıca, aynı maddenin ikinci fıkrasında da bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım-satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir.

Kanun’un 30. maddesinde banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği belirtilmiş, 31. maddesinde ise matrahın 28. maddede yazılı paraların tutarı kadar olduğu hükme bağlanmıştır.

19.01.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 89 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği’nde banka, banker ve sigorta şirketleri tarafından yapılan fiziki teslimatlı alış ve satış işlemleri kambiyo işlemi olduğundan sıfır oranında BSMV’ye tabi olduğu ve üzerlerinden BSMV hesaplanmayacağı belirtilmiştir. Ancak aynı tebliğde foreks işlemlerinin nitelik itibariyle banka muamele ve hizmetleri kapsamında olduğu ve dayanak varlıktaki fiyat değişimlerinden fiziki alım satım olmaksızın yararlanmayı amaçladığından kambiyo alım satım işlemi olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Buna göre;

Banka ve sigorta şirketlerinin foreks işlemleri dolayısıyla lehe aldıkları paralar,

İlgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek suretiyle 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas iştigal konusu olarak yapan ve banker kapsamında BSMV mükellefi olanların foreks işlemleri dolayısıyla lehe aldıkları paralar,

Yetkili kuruluşlar banker kapsamında BSMV mükellefi olup kendileri veya başkaları hesabına yaptıkları foreks işlemleri dolayısıyla lehe aldıkları paralar,

6802 sayılı kanunun 28. maddesine göre BSMV’ye tabidir.

Bu hükümler çerçevesinde aracı kurumların aracı kurumların foreks piyasasında gerçekleştirdikleri işlemler doğrultusunda müşterilerden aldıkları komisyonlar üzerinden BSMV hesaplayıp ödemeleri gerekmektedir. 6802 sayılı kanunun 33. maddesine göre söz konusu işlemler üzerinden hesaplanacak olan BSMV oranı %5’tir.

Aynı tebliğde arbitraj, herhangi bir menkul kıymetin, dövizin veya malın eş zamanlı olarak bir piyasadan alınıp diğer bir piyasada satılarak, aynı kıymetlerin birbiri ile değiştirilmesi sonucu risksiz bir şekilde gelir elde edilmesi işlemi olarak tanımlanmıştır. Foreks piyasasında kendi nam ve hesabına işlem yapan kurumların yaptıkları işlemlerin arbitraj muamelesi niteliğinde olması durumunda 6802 sayılı kanunun 29/p maddesi uyarınca BSMV’den istisna olacaktır.

Sonuç

27.08.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve 31.08.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren “Seri: V No: 125 Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ” ile foreks piyasası, yatırım yapmak isteyen yatırımcılara güvenilir bir yatırım yapma ortamı oluşturmuş olup, bu yatırımlardan doğan gelirlerin vergilendirilmesi yönünde henüz yapılan bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu işlemlerden doğan kazançlar, mahiyeti itibariyle Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesinde düzenlenen değer artış kazancına yakınlık göstermektedir. Herkesten vergi alınmasını gerektiren genellik ilkesi, bireylerin genel vergi yüküne kendi ödeme güçlerine göre katılmalarını içeren eşitlik ilkesi ve vergilerin adil olarak alınması gerektiğini düzenleyen adalet ilkesi doğrultusunda; foreks işlemlerinden elde edilen kazançların vergilendirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, söz konusu işlemlerin Gelir Vergisi Kanunu’nda değişiklik yapılarak değer artış kazancı kapsamına alınması veya Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67. Maddesi uyarınca tevkifat suretiyle vergilendirilmesi uygun olacaktır.