Cenk Orhan | Deloitte Türkiye Vergi Hizmetleri Müdür Yardımcısı | SMMM

Lebib Yalkin - Mayıs 2012 - Sayı 101

Giriş

Ürünlerini, bayileri aracılığı ile satmakta olan firmaların sık başvurduğu pazarlama stratejilerinden biri bayi personelinin belirlenen kotaları aşmaları karşılığında ödüllendirilmesidir.

Ödüllendirme, direkt nakit prim ödenmesi şeklinde olabileceği gibi satışı yapılan ürünlerin bayi personeline verilmesi şeklinde de olabilmektedir. Ciroyu artırmak amacı ile yapılan söz konusu satış giderlerinin ana firma – bayi – satış personeli açısından değerlendirilmesi ve vergi kanunları açısından incelenmesi yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

Yasal Mevzuat

Bayilerin satış elemanlarının hedeflenen kotaları geçmesi için satış elemanlarına verilen ürünlerin kurumlar vergisi kanunu, gelir vergisi kanunu ve katma değer vergisi kanunu açısından ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesi gereğince; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi gereğince ise, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indiriminin mümkün olduğu kabul edilmiştir.

Bu bakımdan bayilerin bordrosunda kayıtlı satış elemanlarına hedeflenen kotaları geçmeleri durumunda bedelsiz olarak verilecek olan ürünler, ciro primi niteliğinde olduğundan, ana firma tarafından kurum kazancının tespitinde pazarlama ve satış gideri olarak, bayiler tarafından da gelir olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi gereğince; ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmemektedir.

Bayiler tarafından çalışanlara verilen bu ürünlerin değeri, ücret bordrosuna dahil edilmek ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (1) numaralı bendine göre gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmak suretiyle Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Konunun KDV boyutu da olduğundan KDV’nin ayrıca irdelenmesi gerekmektedir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesine göre, Türkiye' de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir.

Aynı Kanunun 4/1 inci maddesinde hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, 27/1 inci maddesinde bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu, 27/3 üncü maddesinde ise emsal bedeli veya emsal ücretinin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit olunacağı hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, konuya ilişkin olarak yayımlanan 116 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin 6.bölümünde; fatura ve benzeri vesikalarda gösterilmeyip belli bir dönem sonunda ya da belli bir ciro aşıldığında yapılan iskontolar nedeniyle KDV matrahında değişiklik vuku bulduğu hallerde düzeltme işlemi, alıcı tarafından satıcı adına bir fatura ve benzeri belge düzenlenmek ve bu amaçla düzenlenecek belgede, KDV matrahında değişikliğe neden olan iskonto tutarına ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlem için geçerli olan KDV oranı uygulanmak suretiyle yapılacağı belirtilmiştir.

Bu bakımdan bayi tarafından teslim alınan mallar, ciro primi niteliğinde olduğundan ana firmaya KDV’li ciro primi faturası düzenlenmesi gereklidir. Düzenlenecek faturada uygulanacak KDV oranı teslim alınan malların tabi olduğu KDV oranı ile aynı olacaktır.

Bayilerin bordrolarında kayıtlı satış elemanlarına, hedeflenen kotaları geçmeleri durumunda, bedelsiz olarak yapılacak olan ürün teslimlerinin ise emsal bedel üzerinden katma değer vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

KDV açısındandikkat edilmesi gereken hususlardan biri de ana bayi tarafından malların bayiye çıkışının yapılması için düzenlenen faturada yer alan KDV’nin bayi tarafından indirim konusu yapılmaması gerektiğidir. Çünkü personele verilecek malların KDV dahil bedelinin personele sağlanan menfaat olarak değerlendirilmesi ve KDV dahil tutarın bordroya eklenmesi gerekmektedir.

Söz konusu süreç aşağıdaki gibi özetlenebilir;


Örnek: A firması, bayisi B firmasının personelinin belirlenen kotaları geçtiğinden 1.000 TL’lik ürünü bayi personeline vereceğini belirtmiştir. (Ürünlerin tabi olduğu KDV oranı %18 olarak varsayılmıştır)

Bu durumda yapılacak kayıtlar aşağıdaki gibidir;




*Kolaylık olması açısından tüm personelin %15’lik gelir vergisi tarifesine tabi olduğu varsayılmıştır. Ayrıca ayni menfaatler SGK primine tabi olmadığından SGK primi hesaplaması yapılmamıştır.

Sonuç

Firmaların, bayilerinin satış personeline vermeyi düşündükleri ürünler için bayilerinden ciro primi faturası temin etmeleri ve bu ciro primi faturasına istinaden ürün bedellerini pazarlama, satış ve dağıtım gideri olarak ele almaları gerekmektedir.

Bayi tarafından elde edilen mallar ilk aşamada gelir olarak dikkate alınmakta, ancak sonrasında ürünler personele verildiği zaman bordrodan geçirilmekte ve personel gelir vergisi ve damga vergisi yükümlülüğü yerine getirilmek suretiyle ücret gideri olarak dikkate alınmaktadır.

Bayilerin ciro primi faturasını düzenlerken ürünlerin tabi olduğu KDV oranını kullanmaları gerektiği ve ana firmadan gelen KDV’li faturada yer alan KDV’yi indirim konusu yapmamaları gerektiği ise dikkat edilmesi gereken diğer konulardır.

Yararlanılan Kaynaklar

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu
5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu
3650 Sayılı KDV Kanunu
116 Seri Nolu KDV Genel Tebliği