Turgay Arbak, SMMM | Deloitte Vergi Hizmetleri Müdür Yardımcısı

E-Yaklaşım | Mayıs 2010 | Sayı: 209

I- GİRİŞ

Büyümesini yabancı kaynaklarla finanse etmek durumunda olan ülkemiz, özellikle 2008 yılı sonu itibariyle etkili olan küresel kriz dönemi haricinde sürekli olarak cari açık sorunu ile karşı karşıya kalmıştır.

Cari açıkla mücadelede atılması gereken ilk ve en önemli adımlardan biri katma değeri yüksek ürünleri sağlayacak bilgi ve teknolojinin ülke sınırları içerisinde üretilmesini sağlamaktır. Ülkemiz, insan kaynağı olarak büyük bir potansiyele sahiptir. Bununla birlikte bilgi ve teknoloji üretimi uzun vadeli ve yüksek maliyetli bir çalışmayı gerektirmektedir. Türkiye’de özel sektörün şu an için bu yükü tek başına yüklenmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle devletin konuya el atması ve özel sektörün önünü açacak adımları atması bir zorunluluktur.

Devletin özel sektöre bilgi ve teknoloji üretiminde yardımcı olması açısından attığı adımların tarihsel gelişimine baktığımızda dört aşama görülmektedir.

1- Faizsiz Vergi Ertelemesi,

2- % 40 Ar-Ge İndirimi,

3- 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu,

4- 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Kanun.

Faizsiz vergi ertelemesi, yüksek enflasyon ortamında önemli sayılabilecek yıllar önce uygulanan bir teşvikti. Enflasyon oranlarının düşmesi ile birlikte bu teşvik etkisi yitirdi ve yerini % 40 Ar-Ge indirimi uygulamasına bıraktı.

Daha ziyade bilişim sektörünü ilgilendiren 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile bu bölgelerde faaliyette bulunan firmalara önemli vergisel teşvikler getirilmiştir. Bu teşvikleri aşağıda kısaca özetlemeye çalışacağız:

II- TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİNE SAĞLANAN VERGİSEL TEŞVİKLER

A- YAZILIM VE AR-GE’YE DAYALI FAALİYETLERDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA

4691 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesine göre bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, sadece bu bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31.12.2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisnadır.

Kanun maddesinde de belirtildiği üzere istisna, sadece bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlara tanınmıştır. Kanun’un 3. maddesinde yazılım ve Ar-Ge aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır.

Araştırma ve Geliştirme (AR-GE): Bilim ve teknolojinin gelişmesini sağlayacak yeni bilgileri elde etmek veya mevcut bilgilerle yeni malzeme, ürün ve araçlar üretmek, yazılım üretimi dahil olmak üzere yeni sistem, süreç ve hizmetler oluşturmak veya mevcut olanları geliştirmek amacı ile yapılan düzenli çalışmalardır.

Yazılım: Bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin ve hizmetlerin tümüdür.

İstisna konusunda dikkat edilmesi gereken bir konu 1 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde de belirtildiği üzere; yazılım ve Ar-Ge faaliyeti sonucu bulunan ürünlerin firmanın kendisi tarafından seri üretime tabi tutarak pazarlanması durumunda kazancın lisans, patent gibi gayri maddi (royalty-intellectual property) haklara isabet eden kısmı istisnadan yararlanabileceğidir.

Örneğin; teknoloji geliştirme bölgesinde yazılım faaliyetinde bulunan şirketin, ürettiği yazılımların lisans satışından veya kiralanmasından elde edeceği kazançlar istisnadan yararlanacak, ancak söz konusu yazılımın disk, CD veya elektronik ortamda pazarlanmasından elde edilen kazançların (lisansa isabet eden kısmı hariç) istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır.

Aynı şekilde, bir ilaç şirketince bölgede gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyeti sonucu ortaya çıkan kanser ilacına ait gayri maddi hakkın kiralanması veya devrinden elde edilecek kazançlar istisnadan yararlanacak, ilacın bizzat üretilerek satılması halinde bu faaliyetten elde edilen kazancın gayri maddi hakka isabet eden kısmı hariç istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır.

Ayrıca, bölgede faaliyete geçmeden önce başlayıp bölgede faaliyete geçtikten sonra tamamlanan yazılım ve Ar-Ge’ye dayalı projelerden elde edilen kazançların bölgedeki faaliyetlere ilişkin kısmı istisna kapsamında değerlendirilebilecektir. Bu tutarın tespit edilebilmesi için bölgede faaliyete başlanmasından sonra ortaya çıkan maliyetin projenin toplam maliyetine oranlanması suretiyle belirlenir. Daha sağlıklı bir sonuç verecekse başka bir yöntem kullanılabilir.

İstisna kazanç tutarı, kanun maddesindeki kapsamda elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacaktır. Faaliyetin zararla sonuçlanması halinde bu zarar diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlardan indirilemez.

B- TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİNDE ÇALIŞAN PERSONELE YÖNELİK AVANTAJLAR

1- Ücretler Üzerinden Hesaplanan Vergilere İlişkin İstisna

Bölgede çalıştırılan araştırmacı, yazılımcı ve Ar-Ge personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri 31.12.2013 tarihine kadar her türlü vergiden istisnadır (Hem gelir vergisi hem de damga vergisi).

Bu niteliklere haiz olsa bile araştırma, yazılım ve Ar-Ge faaliyeti dışındaki görevleri için ödenen ücretler istisna kapsamında değerlendirilmez. Personelin hem bölge içinde hem de bölge dışındaki projelerde çalışıyor olması halinde sadece bu bölge içerisinde çalışan süreye tekabül eden kısmı gelir vergisinden istisnadır. Ayrıca bölgede gerçekleştirilen projelerin pazarlanması amaçlı olarak bölge dışında çalışılan süre de istisna kapsamında değerlendirilmez.

İstisna kapsamında giren personele verilen ikramiye, prim, kanuni izin ücreti vb. ödemeler de istisna kapsamında değerlendirilecektir.

Destek personeli teşvik unsurlarından faydalanamamaktadır.

Gelir vergisi istisnasından faydalanan personelin bölgede fiilen çalışıp çalışmadığını denetlemek Teknopark’ın yönetici şirketinin sorumluluğundadır.

2- SGK Primi İstisnası (5746 Sayılı Ar-Ge Kanunu İle Tanınmıştır.)

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun geçici 2. maddesi uyarınca ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, her bir çalışan için beş yıl süreyle Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.

C- KATMA DEĞER VERGİSİ İSTİSNASI (KDV KANUNU’NUN GEÇİCİ 20. MADDESİ)

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’na göre teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesnadır.

Kanun maddesinden anlaşılacağı üzere istisna kurumlar vergisi ve gelir vergisi istisnasının geçerli olduğu süre ile sınırlıdır. Bu süre de 31.12.2013 tarihidir.

İstisna sadece Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyet gösteren firmaların Kanun maddesinde belirtilen faaliyetlerle ilişkili teslim ve hizmetlerini kapsamaktadır.

İstisna KDV Kanunu açısından kısmi istisna kapsamında olduğundan İstisnaya konu bu işlemlerle ilgili yüklenilen katma değer vergilerinin mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları katma değer vergisinden indirmeleri KDVK’nın 30/a maddesi uyarınca söz konusu değildir. Ancak, indirilemeyen katma değer vergisi işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilecektir.

D- DEĞERLENDİRME

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’ne sağlanan teşvikler önemli olmakla birlikte, bazı konularda yeni düzenlemelere gidilmesi Kanun’un amacına daha uygun sonuçlar elde edilmesine yardımcı olacaktır.

Mevcut düzenlemeye göre, personelin bölgede çalışıyor olması gerekmektedir. Ancak Ar-Ge ve yazılım faaliyetleri esnasında proje ve geliştirme konusunun bilfiil izlenmesi, uygulanmanın takip edilmesi gereği çalışmaların bir kısmı bölge dışında olabilmektedir. Bu durumda bölge dışında geçen süreler istisna kapsamında değerlendirilmemektedir. İdarenin, istisna kapsamını yeniden gözden geçirerek genişletmesi faydalı olacaktır.

Bir diğer husus; Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde gerek gelir vergisi desteği gerekse de sigorta primi desteği yalnızca bölgede çalışan araştırmacı, yazılımcı ve Ar-Ge personeline sağlanmıştır. Destek hizmetlerinde çalışan personel için bir istisna bulunmamaktadır. Öte yandan 5746 sayılı Kanun’da destek personeli için de (belirli bir oranı geçmemek kaydıyla) gelir vergisi ve sigorta primi istisnası bulunmaktadır. İki Kanun’un amacının ortak olması dolayısıyla Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’ndeki destek personelinin de istisnalarda faydalanması gerekmektedir.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, bölgede faaliyette bulunan şirketlerin gerçekleştirdikleri Ar-Ge ve yazılım faaliyetleri için yapılan ithalatlar esnasında ödenen vergilere ilişkin bir istisna içermemektedir. Bu durumda firmaların yatırım teşvik belgesi almaları ithalat esnasında ödenen vergi yükünden kurtulmalarını sağlayabilecektir.

III- 5746 SAYILI AR-GE FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE GETİRİLEN TEŞVİKLER

Kanun’un 1. maddesinde belirtilen amaçlara bakıldığında büyük bir kısmının 4691 sayılı Kanun ile paralel olduğu görülebilmektedir.

A- KAPSAM

Kanun’un kapsamına bakıldığında özellikle Teknoloji Merkezleri, Ar-Ge Merkezleri, Ar-Ge Projeleri, Rekabet Öncesi İşbirliği Projeleri ve Teknogirişim Sermayesine ilişkin desteklerin kapsama alındığı anlaşılmaktadır.

1- Teknoloji Merkezleri (TEKMER)

Teknoloji Merkezleri; KOSGEB´in (Küçük ve Orta Ölçekli Sanayileri Geliştirme Başkanlığı) koordinasyonu altında üniversitelerle, KOBİ’lerin bir araya gelip, Ar-Ge çalışmalarında ortak bir platform oluşturmaları için kurulmuştur.

Türkiye’deki genellikle büyük şehirlerdeki birçok üniversitede TEKMER birimleri kurulmuştur. KOSGEB ile üniversiteler arasında yapılan işbirliği çerçevesinde değişik kurumlar da bir araya gelip hem teknolojik yardımda hem de KOBİ’lere yönelik finansal destek ve teşvik katkısı sağlamışlardır. Bu kurumlardan bazıları, TÜBİTAK, İhracatı Geliştirme Merkezi Başkanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, TTGV’dir (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı).

KOSGEB’in tanıdığın destek oranları ve üst limitleri özetle aşağıdaki gibidir:

a) Malzeme, teçhizat ve prototip üretimi ile ilgili giderler ve deneme amaçlı hammadde temini:

aa) Teçhizat ve demirbaşların teminat karşılığı satın alınması halinde; verilecek desteğin üst limiti 200.000 (iki yüz bin) TL, Destek Oranı: % 80

ab) Teçhizat ve demirbaşların finansal kiralama yolu ile alınması halinde; teçhizat ve demirbaşların faturada yer alan peşin bedeli ve KDV dışında kalan finansal kiralama giderlerine verilecek desteğin üst limiti 50.000 (elli bin) TL, Destek Oranı: % 50

b) Projesi KOSGEB tarafından desteklenerek başarı ile tamamlanan İşletmelere verilecek olan kalite geliştirme ve teknolojik donanım temini:

ba) Kalite geliştirme ve teknolojik donanım için gerekli demirbaşların teminat karşılığı satın alınması halinde; verilecek desteğin üst limiti 50.000 (elli bin) TL, Destek Oranı: % 80

bb) Kalite geliştirme ve teknolojik donanım için gerekli demirbaşların finansal kiralama yolu ile alınması halinde; teçhizat ve demirbaşların faturada yer alan peşin bedeli ve KDV dışında kalan finansal kiralama giderlerine verilecek desteğin üst limiti 15.000 (on beş bin) TL, Destek Oranı: % 50

c) Danışmanlık desteği: Teknoloji araştırma ve geliştirme desteğinden yararlanan işletmelerin danışmanlık ihtiyacının karşılanabilmesini teminen; işbirliği yapılmış olan üniversitelerden sağlanacak danışmanlık hizmetinden, ilgili üniversitelerin belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde yararlanılır. İşletmelerin yurt içi ve yurt dışındaki üniversitelerden alacağı danışmanlık hizmeti desteği üst limiti 20.000 (yirmi bin) TL, Destek Oranı: % 80

d) Ar-Ge sonuçlarını yayınlama desteği: Ar-Ge çalışmasının sonuçlarının tanıtımı ve duyurulması amacı ile işletme tarafından kitap, broşür, CD ve benzeri doküman yayınlanması giderleri desteği üst limiti 3.000 (üç bin) TL, Destek Oranı: % 80

e) Teknopark kira desteği: Üst limiti 20.000 (yirmi bin) TL, Destek Oranı: % 80

f) İşçilik tahsisi: İşletmelere, Ar-Ge projelerini gerçekleştirebilmeleri için KOSGEB TEKMER Müdürlüğü binalarında 24 (yirmi dört) aya kadar işlik tahsisi.

g) İşletmelerin, Ar-Ge konusuna ilişkin yurtdışı kongre, konferans, panel, sempozyum, teknoloji fuarları ile teknoloji transfer amaçlı yurtdışı toplantılara katılım ve ziyaret desteği: Üst limiti 5.000 (beş bin) TL, Destek Oranı: % 80

ğ) Başlangıç sermayesi desteği: Ar-Ge Projesi onaylandıktan sonra şirketlerini kuran veya Ar-Ge proje başvurusu tarihi itibariyle son bir yıl içinde şirketini kurmuş olan ve Teknoloji Geliştirme Merkezi bünyesinde işlik tahsis edilen işletmelere, işliklerde Ar-Ge faaliyetlerine başlamalarından sonra verilecek geri ödemesiz destek tutarı 10.000 (on bin) TL,

h) İş geliştirme desteği: Teknoloji geliştirme merkezi ve DTİ’lerde yer alan, Teknoloji Ar-Ge Destekleri kapsamında desteklenen ve projesini başarıyla tamamlayarak mezun olan işletmelerin yararlanabileceği geri ödemesiz destek tutarı 15.000 (onbeş bin) TL.

2- Ar-Ge Merkezi

Ar-Ge Merkezi, 5746 sayılı Kanun’un 4.maddesinde aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:

“Dar mükellef kurumların Türkiye’deki işyerleri dâhil, kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunan sermaye şirketlerinin; organizasyon yapısı içinde ayrı bir birim şeklinde örgütlenmiş, münhasıran yurt içinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan ve en az 50 tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam eden, yeterli Ar-Ge birikimi ve yeteneği olan birimleridir.”

Ar-Ge Merkezi’nin tanımında yer alan 50 tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam etme şartı, KOBİ’lerinin % 90’ının 50 kişiden az işçisi olduğu bir ülkede çok ağır bir koşul olarak değerlendirilmiş ve eleştiriye konu olmuştur. Öte yandan TÜBİTAK yetkilileri bu eleştiriye katılmayarak Yasa’nın, ölçeği ne olursa olsun Ar-Ge projesiyle başvuran her firmaya, TÜBİTAK ve benzeri kamu kurumları veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerini gerçekleştirdikleri taktirde Ar-Ge Merkezleri’ne sağlanan teşvik ve istisnaları sağladığını belirtmektedirler.

3- Ar-Ge Projesi

Ar-Ge Projesi, 5746 sayılı Kanun’un 4. maddesinde aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:

“Amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak aynî ve/veya nakdî destek tutarları, sonuçta doğacak fikrî mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde hazırlanan projelerdir.”

Ar-Ge ve yenilik projeleri, başvuru yapılan kamu kurumu veya kuruluşu ile kanunla kurulan vakıflar tarafından kendi mevzuatına göre değerlendirilir. Teknoloji merkezi işletmeleri ile Ar-Ge merkezlerinde yürütülen, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından desteklenen veya TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projeleri yeniden incelemeye tabi tutulmaksızın, Ar-Ge ve yenilik projelerine yönelik destek karar yazısının düzenlendiği veya proje sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunla sağlanan destek ve teşvik unsurlarından yararlanabilir.

Yukarıdaki kapsama girmeyen, Türkiye’nin antlaşmalarla taraf olduğu ikili ya da çok taraflı uluslararası Ar-Ge işbirliği programları fonlarından mali olarak desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerini yürüten işletmeler de Kanun kapsamındaki destek ve teşviklerden söz konusu proje kapsamında ve proje destek süresince yararlanırlar. Uluslararası Ar-Ge işbirliği programlarınca desteklenen Ar-Ge projelerinin Kanun’la sağlanan destek ve teşvik unsurlarından yararlanabilmesi projenin TÜBİTAK'ın incelemesine sunulması gerekmektedir (Teşviklerden TÜBİTAK’ın onay yazısının tarihi itibariyle yararlanılabilir).

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında Teknoloji Geliştirme Bölgeleri içerisinde gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyetlerine yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projeleri için Kanunla sağlanılan destek ve teşviklerden bütün hâlinde yararlanılabilir. Bu durumda, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’na göre sağlanan destek ve teşviklerden ayrıca yararlanılamaz.

4- Teknogirişim Sermayesi Desteği

Teknogirişim sermayesi desteği, 5746 sayılı Kanun’un 4.maddesinde aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:

“Örgün öğrenim veren üniversitelerin herhangi bir lisans programından bir yıl içinde mezun olabilecek durumdaki öğrenci, yüksek lisans veya doktora öğrencisi ya da lisans, yüksek lisans veya doktora derecelerinden birini ön başvuru tarihinden en çok 5 yıl önce almış kişilerin, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, desteği veren merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından desteklenmesi uygun bulunan bir iş planı çerçevesinde, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmelerini teşvik etmek için yapılan sermaye desteğidir.”

Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerince, üçüncü fıkrada belirtilen şartları taşıyan işletmelere bir defaya mahsus olmak üzere, teminat alınmaksızın ve hibe olarak (2008 yılı) 100.000 Yeni Türk Lirası’na kadar teknogirişim sermayesi desteği verilebilir.

Kanun kapsamında, yılı bütçesinde Ar-Ge harcamalarının desteklenmesi amacıyla hibe şeklinde ödeneği bulunan merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin tümü tarafından yapılan ödemelerin toplamı, her takvim yılı için (2008 yılı) 10.000.000 Yeni Türk Lirası’nı aşamaz. Bu husus merkezî yönetim bütçesinin hazırlanması ve uygulanması esnasında dikkate alınır ve izlenir.

Yukarıda belirtilen maktu tutarlar, takip eden yıllarda Vergi Usul Kanunu’na göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle dikkate alınır.

5- Rekabet Öncesi İşbirliği Projesi

Birden fazla kuruluşun; ölçek ekonomisinden yararlanmak suretiyle yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlayarak verimliliği artırmak ve mevcut duruma göre daha yüksek katma değer sağlamak üzere, rekabet öncesinde ortak parça veya sistem geliştirmek ya da platform kurabilmek amacıyla yürütecekleri, Ar-Ge faaliyetlerine yönelik olarak yapılan ve fizibiliteye dayanan işbirliği anlaşması kapsamında, bilimsel ve teknolojik niteliği olan projeleridir.

İşbirliğini oluşturan kuruluşların bu işbirliğine yaptıkları katkılar, işbirliği protokolünde belirlenen kuruluşlardan biri adına açılacak özel bir hesapta izlenir. Özel hesaba aktarılan bu tutarlar, harcamanın yapıldığı dönemde katkı sağlayan kuruluşların Ar-Ge harcaması olarak kabul edilir ve proje dışında başka bir amaç için kullanılamaz. Proje hesabında toplanan tutarlar, proje özel hesabı açan kuruluşun kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınmaz.

Projeler, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından Maliye Bakanlığı’nın görüşü alınarak değerlendirir ve 5746 sayılı Ar-Ge Kanunu’na ilişkin yönetmelik hükümleri uyarınca denetler.

B- İNDİRİM, İSTİSNA DESTEK VE TEŞVİK UNSURLARI

1- Ar-Ge İndirimi

Teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlananlarca gerçekleştirilen Ar-Ge ve yenilik harcamalarının tamamı ile 500 ve üzerinde tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam eden Ar-Ge merkezlerinde ayrıca o yıl yapılan Ar-Ge ve yenilik harcamasının bir önceki yıla göre artışının yarısı, ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılır. Ayrıca bu harcamalar, aktifleştirilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilir, bir iktisadi kıymet oluşmaması halinde ise doğrudan gider yazılır. Kazancın yetersiz olması nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutar, sonraki hesap dönemlerine devredilir. Devredilen tutarlar, takip eden yıllarda 213 sayılı Kanun’a göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.

Sadece %100 Ar-Ge indiriminden, kurumlar vergisi kanununda yapılan değişiklik sonucu Kurumlar Vergisi Kanunu Tebliği’ndeki şartları ve prosedürleri yerine getiren tüm kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilmektedir. Ayrıca Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki Ar-Ge indiriminden yararlanan ayrıca 5746 sayılı Kanun’daki Ar-Ge indiriminden faydalanamazlar.

2- Gelir Vergisi Stopajı Teşviki

Kamu personeli hariç olmak üzere teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde ve rekabet öncesi işbirliği projelerinde çalışan Ar-Ge ve destek personelinin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretlerinin doktoralı olanlar için % 90’ı, diğerleri için % 80’i gelir vergisinden müstesnadır.

İstisna edilen tutar muhtasar beyannamede beyan edilip terkin edileceğinden, teşvikten çalışan değil işveren faydalanmış olacaktır (31.12.2013 tarihine kadar bu uygulama devam edecektir).

3- Damga Vergisi İstisnası

Bu Kanun kapsamındaki her türlü Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile ilgili olarak düzenlenen kağıtlardan damga vergisi alınmaz.

4- Teknogirişim Sermayesi Desteği (Yukarıda bahsedildiği için tekrar edilmemiştir.)

5- Rekabet Öncesi İşbirliği Projesi (Yukarıda bahsedildiği için tekrar edilmemiştir.)

6- Alınan Desteklerin Özel Bir Fon Hesabında Tutulması

Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde bulunanların; kamu kurum ve kuruluşları, kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar ile uluslararası fonlardan aldıkları destekler özel bir fon hesabında tutulur. Bu fon, 193 sayılı Kanun ve 5520 sayılı Kanun’a göre vergiye tabi kazancın ve ilgili yılda yapılan Ar-Ge harcaması tutarının tespitinde dikkate alınmaz. Bu fonun, elde edildiği hesap dönemini izleyen beş yıl içinde sermayeye ilâve dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğratılmış sayılır.

IV- DİĞER KURUM VE KURULUŞLAR TARAFINDAN SAĞLANAN DESTEKLER

A- DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI

Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından Ar-Ge faaliyetlerine yönelik destekler iki başlık altında sağlanmaktadır. Bunlar Ar-Ge faaliyetlerinin proje bazından desteklenmesi ve projelere sermaye desteği sağlanmasıdır. TÜBİTAK-Teknoloji İzleme ve Değerlendirme Başkanlığı tarafından koordine edilen Ar-Ge faaliyetlerinin proje bazından desteklenmesine ilişkin program kapsamında yazılım firmaları da en fazla % 60 oranında aşağıda belirtilen konularda destek alabilmektedirler.

1- Personel Giderleri,

2- Araştırma Faaliyeti İçin Kullanılan Danışmanlık Hizmeti ve Eşdeğer Hizmet Alım Gideri

3- Ülke İçindeki Ar-Ge Kurum ve Kuruluşlarına Yaptırılan Ar-Ge Hizmet Giderleri

4- Patent Başvuru Giderleri

5- Doğrudan Ar-Ge Faaliyetleri İle İlgili Malzeme Alım vb. Giderleri

TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı) tarafından koordine edilen projelere sermaye desteği sağlanması programı kapsamında yazılım firmaları da % 50 oranında destekten faydalanabilmektedir.

Bu destek, sanayi kuruluşlarının yalnızca Ar-Ge projeleri kapsamında izlenip değerlendirilebilen giderlerine yönelik olup, bu giderlerin de yalnızca belirli bir oranın karşılanması veya bu projelere sermaye desteği sağlanmaktadır. Son dönemlerde destekler son yıllarda azalma eğilimi göstermektedir.

B- HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI

Hazine Müsteşarlığı tarafından belirli kriterleri taşıyan yatırımlara (bölgelere göre 1.000.000 TL ya da 500.000 TL sabit yatırım), yatırım teşvik belgesi prosedürlerini tamamlamış yatırımcılara KDV istisnası ve kredi faizi desteği (maksimum 300.000 TL) uygulanmaktadır.

C- KOSGEB (Yukarıda bahsedildiği için tekrar edilmemiştir.)

D- TTGV (TÜRKİYE TEKNOLOJİ GELİŞTİRME VAKFI)

TTGV sanayi kuruluşları ve yazılım şirketlerinin Ar-Ge’ye yönelik projelerine geri ödemeli destek sağlamaktadır.

Destek tutar en fazla 2 yıl süren projeler için geçerli olup bütçesinin % 50’si kadar ve 1.000.000 USD ile sınırlıdır. 1 yıl geri ödemesiz sonrasındaki 3,5 yıl ise faizsizdir.

Ortak Teknoloji Geliştirme Projeleri çalışmalarının teşviki için en az 3 kuruluşun ortaklaşa Ar-Ge projesi yürütmesi amacıyla kurulan ortak girişimlere geri ödemeli 2.500.000 USD’ye kadar destek sağlanabilmektedir.

E- HALK BANKASI TEKNOLOJİ DESTEK PAKETİ

Bilgisayar, iletişim cihazı veya bilişim teknolojilerine dayalı cihazların yazılımı, programlanması ile ilgili hizmetlerin üretilmesi konusunda faaliyet gösteren firmalara tanınan kredinin üst limiti 100.000 TL olup vadesi 2 yıldır.

F- TÜBİTAK – TEYDEB (TEKNOLOJİ VE YENİLİK DESTEK PROGRAMLARI)

TEYDEB çeşitli programlar kapsamında önemli hibe destekler sağlamaktadır. Destek oranı kuruluşun Ar-Ge yoğunluğu (Ar-Ge giderlerinin net satış hasılatına oranı) esas alınarak hesaplanmakta oran büyük ve küçük-orta boy işletmeler için farklılıklar göstermektedir. Destek oranı KOBİ’ler için % 75, diğer şirketler için % 60 oranında gerçekleşmektedir. Öte yandan bu destek unsurlarından bazı gider kalemleri yararlanamamaktadır. (örnek: KDV, kur farkları, amortisman, pazarlama ve reklam giderleri, idari giderler vs.)

Yukarıda bahsedilen kısıtlamaların yanında başvuru, başvuru değerlendirilmesi, desteklerin yararlanılması aşamalarında çeşitli sorunlar söz konusudur. Süreçlerin daha kolaylaştırılması firmaların enerjilerini bürokratik engelleri aşmak için değil Ar-Ge faaliyetlerine odaklamalarını sağlayacaktır.

V- SONUÇ

Ülkemizin yeni teknoloji üretebilmesi için özellikle Ar-Ge yatırımları konusunda kat etmesi gereken çok uzun bir yolu olduğu açıktır. Bu yolun olabildiğince kısa sürede kat edilebilmesi için özellikle özel sektörün; üniversiteler, TÜBİTAK gibi kurumlarla da işbirliği sağlayarak gerekli adımları bir an önce atması gerekmektedir. Yukarıda da özet olarak açıklamaya çalıştığımız destek ve teşviklerin araştırılması ve maksimum düzeyde faydalanılması finansman konusunda sıkıntısı olan özel sektör için çok faydalı olacaktır.