İlişkili şirketler arasındaki işlemlerde kullanılan transfer fiyatlarının belirlenmesinde piyasa fiyatlarına uygunluk aranır. Bu piyasa fiyatlarının tespiti de transfer fiyatlandırma raporlarında yer alan karşılaştırılabilirlik analizi ile yapılır. Karşılaştırılabilirlik analizi  için gerekli piyasa verileri emsal şirketlerin verilerinden oluşturulur. Türkiye’de borsaya kote şirketler dışındaki şirketlerin verilerinin halka açıklanması zorunluluğu olmadığı için henüz bir veritabanı oluşturulamamıştır. Bu nedenle Mali İdare’nin de onayını almak şartıyla yurtdışı veritabanları kullanılabilir. Bir veritabanının vergi dairesince kabul edilebilmesi için güvenilir olması şartı vardır ve bu güvenilirlik verilerin eksiksiz ve doğru olması ile sağlanır.  Veritabanlarının güvenilirliği mükellef ile vergi dairesi arasında sıklıkla tartışma konusu olmaktadır.[1] Bu tür tartışmaları en aza indirmek için yaygın olarak kullanılan ve genel kabul görmüş veritabanlarının kullanılmasında fayda vardır. Ayrıca, emsal tespitinin halka açık bir veri tabanından yapılması gerekir. “Gizli emsal” (secret comparable) kullanımı, yani sadece Mali İdarenin yada sadece mükellefin ulaşabileceği kaynaklardan emsal tespiti adil ve doğru olmadığı için kabul edilmez.  Bu durum aynı zamanda Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (“OECD”) transfer fiyatlandırması prensiplerine de aykırıdır.
 
ABD’de kabul gören veritabanlarının başında Compustat ve Disclosure yer almakta iken Avrupa’da Bureau van Dijk’ın veritabanı olan Amadeus yaygınca kullanılmakta ve kabul görmektedir. Amadeus Avrupa’da 39 ülkeden 9 milyon özel ve halka açık şirketin finansal verileri ve faaliyet gösterdiği endüstri ile kısa faaliyet tanımları gibi veriler içermektedir ve detaylı arama seçenekleri sunmaktadır.
 
Yine  Bureau van Dijk’ın Orbis veritabanı üzerine kurulu yeni  servisi Mint Global ile sadece Amadeus’daki verilere değil, ilave olarak Jade (Japon şirket verileri), Bankscope(banka verileri), ISIS (Sigorta şirket verileri), Icarus (Dun and Bradstreet’den ABD ve Kanadalı şirket verileri), Osiris(halka açık şirket verileri), Zephyr (birleşme ve satınalma verileri) ve diğer ülkelerden özel ve halka açık şirketlerin verilerini kapsayan dünya çapında 20 milyon şirketin verilerine kolaylıkla ulaşılabilmektedir.
 
Bunların dışında Amerika’da Dun and Bradstreet’in Hoover’s veritabanı ve OneSource’un  dünya çapında 650.000 şirketi kapsayan Global Business Browser veritabanı gibi orta büyüklükte veritabanları da özellikle ana araştırmaya daha detaylı fonksiyonel tanımları ile destek olarak kullanılabilmektedir. 
 
Bu veritabanlarındaki verilerin fazlalığı nedeniyle emsal grubunu oluşturmak için izlenecek araştırma prosedürü büyük önem taşır.  Yanlış bir yol izlenerek oluşturulacak emsal grubu hem analiz sonuçlarının yanlış olması hem de vergi dairesi tarafından kabul edilmemesi riski taşır. Emsal araştırması çeşitli yollarla yapılabilmektedir. Sıklıkla uygulanan bir arama prosedürü mükellefin fonksiyonlarına benzer fonksiyonlara sahip şirketlerin bulunmasıdır. Bunun için standart endüstri kodları kullanılır ve mükellefin faaliyet gösterdiği alanlardaki şirketler tespit edilir. Fakat genellikle bu kriterin uygulanması sonucu elde edilen emsal grubu karşılaştırılabilirlik analizi yapmak için fazla büyük olacağından ilave kriterler uygulanarak grubun analiz edilebilecek boyuta getirilmesi gerekir. Bir şirketin faaliyet gösterdiği pazarın şirketin faaliyetleri ve performansı üzerinde etkisi olduğu gözönüne alınarak mükellefin içinde bulunduğu pazarın benzeri pazarlar seçilerek grup daraltılabilir.
Bu ikinci daraltmadan sonra da grup büyükse emsaller başka kriterler kullanılarak elenir. Bu eleme sebeplerinden bazıları genelde:
 
  • Bağımsız bir şirketin üst üste zarar etmesi uzun süre faaliyetlerini devam ettiremeyeceği anlamına geldiğinden bu durumdaki şirketler emsal olarak kullanılamaz
     
  • Yeni kurulan -3 yıldan az bir geçmişi olan- bir şirketin  faaliyetleri ve aldığı riskler uzun vadedeki olağan faaliyetlere ve risklere benzemeyeceği için (örneğin başlangıç yatırımlarının yüksek olması, pazarda isim duyurmak için ürünlerin düşük kậrla satılması vb.) bu tip yeni kurulmuş şirketler emsal olarak alınamaz
  • İlişkili şirketlerle olan işlemleri fazla olan şirketler emsal teşkil etmez
     
  • Çok küçük şirketlerin finansal verileri eksik olabileceğinden bu şirketler emsal olarak tercih edilmemelidir
     
  • Yakın geçmişte tek sefere mahsus önemli bir olayın gerçekleşmiş olması (örneğin önemli bir davaya taraf olmak, departmanlardan birini satmak, yeniden yapılanma geçirmek, vb.) şirketlerin olağan gidişatlarını etkileyeceğinden bu gibi olaylarla karşılaşmış şirketler emsal olarak alınmaz
     
  • Veritabanlarında, emsal olarak seçilen şirketlerin kısa bir operasyonel tarifi ve en az 3 yıllık gelir/gider tabloları ile bilançoları olmalıdır ve bunların bulunamadığı şirketler veri yetersizliği sebebiyle elenmelidir.
 
Faaliyetlerden ziyade sağlanan hizmetlere/üretimi yapılan ürünlere göre daraltma yapmak  alternatif bir araştırma prosedürü gibi gözükse de emsal tespitinde fonksiyonların benzerliği özellikle sıkça kullanılan işleme dayalı kar marjı yönteminde daha önemli olduğundan bu ürünlere göre daraltma sadece  bu yöntemin dışındaki yöntemlerde tercih edilmelidir.
 
Örnek
 
Araştırma prosedürünü bir örnekle göstermenin iyice anlaşılması açısından faydalı olacağını düşünüyorum.  Mükellef A A.Ş. Türkiye’de yerleşik, 150 milyon Euro cirolu ve üretim sürecinde tesis, makine ve cihazları yoğun olarak kullanan  bir kağıt üreticisidir ve 2006 yılı için bir transfer fiyatlandırma raporu talep etmektedir.
 
A A.Ş.
2006 Ciro
2006 Varlıklar
2006 Tesis, Makine ve Cihazlar
150.000.000 Euro
90.000.000 Euro
30.000.000 Euro
 
Raporun karşılaştırılabilirlik analizi için Amadeus veritabanında mükellefe benzer fonksiyonlara sahip ve benzer pazarlarda faaliyet gösteren 10 milyon ile 500 milyon Euro arası ciroya sahip, Doğu Avrupa’da yerleşik, kağıt üreticileri standart endüstri kodu altında yer alan 39 adet şirket buluyoruz. Bu şirketlerin verilerine baktığımızda 10 tanesinin 2004 yılından sonra finansal verilerinin bulunmadığını görüyoruz. Bu 10 şirketin 2004 sonrası finansallarının bulunmaması faaliyetlerini devam ettirmedikleri anlamına gelebileceği için bu şirketleri kullanamıyoruz. Geriye kalan 29 şirketin finansal verilerini incelediğimizde 4 tanesinin son 3 yıldır ardarda zarar ettiğini, 5 tanesinin ise 2004 ve sonrasında faaliyete geçtiğini görüyor ve bu 9 şirketi de eliyoruz. Geriye kalan 20 şirket üzerinde faaliyetlerin daha da benzeşmesini sağlamak amacıyla ilave olarak finansal rasyolar da uygulanabilir (bu örnekte emsal şirketlerin tesis, makine ve cihazlarının toplam varlıklarına oranı %10’dan yüksek olmalı). Böylece geriye kalan şirketlerin mükellefe en uygun emsaller olarak karşılaştırılabilirlik analizinde kullanılabileceğini tespit etmiş oluruz.
 
Yurtdışında mevcut veritabanları Türkiye’de yerleşik şirketleri kapsamasa da içerdikleri şirket verilerinin zenginliği ve detaylı emsal arama senekleriyle transfer fiyatlandırma amaçlı karşılaştırılabilirlik analizleri için çok faydalı kaynaklardır ve burada açıkladığım gibi doğru emsal araştırma teknikleriyle memnun edici sonuçlar vermektedirler.


[1] p. 100,  Robert Feinschreiber (“Transfer Pricing Methods: An Applications Guide”) Wiles & Sons, Inc, 2004 New Jersey, USA.