Globalleşmenin,  vergi politikaları üzerindeki olumlu etkilerinin yanısıra, kurum ve kişilere vergiden kaçınma ve vergi yüklerini minimum düzeye indirme imkanı sağlayan ülkelerin, coğrafi mobiliteye sahip  sermaye hareketlerini kendi ülkelerine yönlendirmesi gibi olumsuz etkileri de  ortaya çıkmaktadır.

Özellikle son yıllarda, “vergi cenneti ülkeler” giderek artan bir şekilde konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştır. Vergi cennetleri (Tax Havens), adından da anlaşılacağı gibi, vergilemenin ve şeffaflığın olmadığı ya da çok düşük olduğu ülke veya bölgeleri ifade etmektedir. Vergi cenneti olarak bilinen ülkelere göz atıldığında, bu ülkelerin fiziksel olarak çok küçük oldukları hatta bir kısmının adının ve haritadaki yerinin dahi bilinmediği söylenebilir.
 
Bu ülkeler, gerek küçük olması, gerekse istihdam ve doğal kaynakların azlığı nedeniyle, proje olarak fiziki yatırımları özendirmez. Ancak, vergilemede sağlanan avantajlarla, fon yatırımları ve finansal hizmetler bakımından, büyük bir cazibe ortamı yaratılarak, bu ülkeleri çok büyük miktarda paranın  ve sermayenin sığındığı, merkezler durumuna getirmiştir.
 
5520 Sayılı Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’nun "Dar Mükellefiyette Vergi Kesintisi" başlıklı 30. maddenin 7 numaralı fıkrasında vergi cennetleriyle mücadele amacıyla getirilmiş özel bir düzenleme yer almaktadır.
 
Düzenleme ile OECD tarafından, belirli vergilerin  ülke mevzuatında bulunmaması , uygulanmaması veya önemsiz düzeyde kalması, söz konusu ülkenin, vergi istihbaratından  diğer ülkeleri yararlandırmaması, bilgi değişiminin bulunmayışı, yasal mevzuat, idari ve yargısal hükümlerin şeffaflıktan yoksun  ve belirsiz oluşu şeklinde kriterlerle tanımlanmış bulunan, "vergi kaçırmak için kullanılan ülkeler" olarak tanınan veya zaman zaman "vergi cenneti" yahut "vergisiz vaha" olarak adlandırılan ve zararlı vergi rekabeti uygulayan ülkelerdeki yerleşik kurumlara veya bu ülkelerde bulunan tam mükellef kurumlara ait işyeri veya daimi temsilcilerine yapılacak hemen her türlü ödemeler, stopaj kapsamına alınmak istenmektedir.
 
Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkanı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulu'nca ilan edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların bu nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın yüzde 30 oranında vergi kesintisi yapılır.(K.V.K.md.30/7)
 
Bakanlar Kurulu’nca, bu madde uyarınca kesinti yapılacak ülkeler (vergi cennetleri) listesine alınmış olsa da;
 
- Yurt dışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin ana para, faiz ve kâr payı ödemeleri ile
- Sigorta ve reasürans ödemeleri
 
bu kapsamda vergi kesintisine tabi tutulmayacaktır.
 
Bundan başka Bakanlar Kurulu’nca, bu madde uyarınca kesinti yapılacak ülkeler (vergi cennetleri) listesine alınmış olsa da ödeme türü, faaliyet konusu ya da sektörü yine Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek bazı ödemelerde kesinti oranı sıfıra kadar düşürülebilecektir.
 
Buna göre Bakanlar Kurulu kesinti yapılacak ülkeler (vergi cennetleri) listesine aldığı bazı ülkelere;
 
- Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılacak ödemeler,
- Emsaline uygun fiyatlarla deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılacak ödemeler ile
- Yapılan işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden geçiş ücreti, liman ücreti gibi ödemeler
 
üzerinden yapılacak kesinti oranını, bunların ödeme türü, faaliyet konusu ya da sektörlerini de dikkate alarak sıfıra kadar indirebilecektir.
 
5520 Sayılı Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu ile vergi cennetlerine ilişkin getirilen bu düzenleme ile, vergi cenneti olarak nitelenen ülkelerde yerleşik gerçek veya tüzel kişilere çeşitli adlar altında yapılacak ödemelerin, Türkiye’deki vergi matrahlarını azaltmak amacıyla kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.Bu haliyle söz konusu hüküm, Kontrol Edilen Yabancı Kurumlarla ilgili düzenlemeye de paraleldir.Ancak her iki düzenlemenin aynı yabancı kuruma uygulandığı durumlarda mükerrer vergilendirmeye yol açmamak için, vergi mahsuplarını düzenleyen maddede de özel bir hüküm sevk edilmiş bulunmaktadır. Bu hüküm uyarınca, “Kontrol edilen yabancı kurumlara yapılan ödemeler üzerinden, Kanunun 30’uncu maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesilen vergiler, bu şirketin Türkiye'deki beyannameye dahil edilen kurum kazancı üzerinden hesaplanacak kurumlar vergisinden mahsup edilebilir. Ancak mahsup edilecek vergi, kontrol edilen yabancı kurumun bu ödemelerden kaynaklanan kazancına isabet eden kurumlar vergisini aşamaz.”(K.V.K.md.34/3)
 
Yine söz konusu kanunda “Transfer  Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı” adı altında düzenlenen 13.maddede vergi cennetleri aşağıdaki şekilde ele alınmıştır:
 
“Ayrıca, kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler kötüye kullanımların önlenmesi amacıyla ilişkili kişilerle yapılmış sayılacaktır.”
 
Dikkat edileceği üzere, Türkiye’de Kurum kazançlarına uygulanan vergi oranı yüzde 20 iken,  Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu ile getirilen bu düzenleme ile söz konusu ülkelere yapılan ödemeler üzerinden uygulanacak vergi kesintisi oranı yüzde 30 olarak belirlenmiştir. Aynı maddenin (8) numaralı fıkrası ile Bakanlar Kurulu vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar arttırmaya yetkilidir.
 
 “Vergi cennetleri”ne yapılacak ödemelerden yapılacak stopaj uygulaması 01.01.2006 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte bugün itibariyle Bakanlar Kurulunca söz konusu ülkeleri belirleme konusunda bir karar alınmamıştır. Karar alınıncaya kadar bu fıkra uyarınca vergi kesintisi yapılabilmesi için OECD vergi cenneti listelerinden yararlanılacağı ve  maliye bakanlığının görüşü alınarak kurumlar vergisi stopajı yapılması gerektiği kanatindeyiz.
KAYNAKLAR
 
1- 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ve Gerekçesi
2- Dr.A.Bumin DOĞRUSÖZ –“Vergi Cennetlerine Yapılacak Ödemelerde Vergi”
3- Onur KIZILOT-“Vergi Cenneti Ülkeler ve Avantajları”