X A.Ş.’nin 2004 t.yılı kurumlar vergisi beyannamesi özeti aşağıdaki gibidir.
 
Ticari Zarar
(-) 1.092.007,65
İlaveler – K.K.E.G.
(+)     51.011,50
Mali Zarar
(-) 1.040.996,15
Kurumlar Vergisi Matrahı
-
 
Kurumun geçmiş yıl zararları 691.129,09 YTL dır.
 
XY A.Ş. 31.12.2004 tarihi itibariyle X A.Ş.’nden olan 1.720.411,43 tutarındaki alacağından vazgeçmiştir. Vazgeçme sebebi olarak X A.Ş.’nin yaşadığı teknik iflas gösterilmiştir.
 
V.U.K.’nun 324 üncü maddesi hükmüne göre;
 
“Konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kâr hesabına naklolunur.”
 
Bazı durumlarda, borçlunun ödeme yeteneğini tamamen yitirmediği halde, kimi işletmeler borçlusunu güç durumdan kurtarmak için alacağından kısmen veya tamamen vazgeçebilir. Vazgeçilen alacak borçlu yönünden gerçek pasifte bir azalma yaratmış ve özsermayeyi arttırmıştır. Dolayısıyla vazgeçilen borçlu yönünden hasılat (kâr) hükmündedir. Ancak kanun koyucu, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu kârın alacaktan vazgeçildiği yılda değil daha ileriki yıllarda kâr yazılmasını öngörmüştür.
 
Madde hükmüne göre; borçlu, alacaklının alacağından vazgeçmesi üzerine, defter kayıtlarında açacağı bir karşılık hesabında, bu alacağı (borcunu) takip eder. Alacağın vazgeçildiği hesap döneminden itibaren üç yıl içinde, doğacak zararlar karşılık hesabındaki alacak miktarıyla itfa edilir. Üçüncü yılın sonuna kadar itfa işlemi tamamlanamaz ise, bakiye kısım kâra intikal ettirilerek vergilendirilmesi sağlanır.
 
Görüleceği üzere; alacaklının alacağından vazgeçmesi, vergi idaresi yönünden de doğrudan vergi alacağından vazgeçme sonucunu doğurmamakta, vergileme işlemi belirli bir zaman süreci içerisinde yapılmaktadır.
 
Vazgeçilen alacağın, borçlu yönünden kâra nakledilme süresi üç yıl olup, işin terki, devir vb. hallerde ilgili tarihlerde (devir, terk tarihi) kara çevirilir.
 
Alacağın vazgeçildiği işletme (borçlu) bünyesinde, bekleme süresi içerisinde doğan zarar, öncelikle karşılık hesabına alınmış olan vazgeçilen alacaktan mahsup edilir.
 
Geçmiş yıl zararları ise kaynağı ne olursa olsun, vazgeçilen alacaktan mahsup edilemez. Zira vazgeçilen alacak bekleme süresi dolmadan kesin bir kâr niteliği almış değildir. Yine madde metninde, “alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla” denilmek suretiyle vazgeçilen alacağın gelecek yıl (yıllar) zararlarından mahsup edilebileceği kabul edilmiştir.
 
Bir alacağın, vazgeçilen alacak olarak kabul edilmesi için ise; alacağın konkordato veya sulh yolu ile alınmasından vazgeçilmesi gerekmektedir. Konkordato, İcra İflas Kanunu’nda düzenlenmiş ve usul ve esasları ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş olmakla birlikte, sulh yoluyla vazgeçmeden ne anlaşılması gerektiği açıkça belirlenmemiştir. 284 Seri No.lu V.U.K.Genel Tebliği’nde sulh anlaşmasının notere tasdik ettirilmesi veya noter huzurunda yapılması zorunluluğu getirilmekle birlikte, ilgili hüküm 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen deprem felaketine maruz kalan yörelerde, gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyet kaydı bulunan kişilerden alacağı bulunan mükellefler için getirilmiş spesifik bir düzenlemedir. (4503 sayılı Kanun’un 10’ncu maddesiyle V.U.K.’na eklenen geçici 24’ncü madde)
 
Bu konuda en doyurucu açıklama, Hesap Uzmanları Kurulu Danışma Komisyonu’nun 20.3.1972 tarih ve 169 no.lu kararında yapılmış olup, karara göre; “sulh yoluyla alacaktan vazgeçme herhangi bir şekle tabi olmayıp, inceleme elemanının yaptığı incelemelerde, belgeler elemana kanaat verdiği takdirde, bu durum alacaktan vazgeçilmesi için yeterlidir.”
 
Görüleceği üzere sulh yoluyla alacaktan vazgeçme belgeleri konusunda, takdir yetkisi inceleme elemanına verilmiştir.
 
Yukarıdaki yasal açıklamalar özetlenecek olursa, alacaktan vazgeçme halinde borçlu tarafından yapılması gereken işlem; vazgeçilen alacak tutarının, alacaktan vazgeçildiği yılda ve ileriki yıllarda (toplam üç yıl) doğacak zararla itfasının sağlanması, tamamen veya kısmen itfa edilemeyen kısmının ise, üçüncü yılın sonunda kâra aktarılarak vergilendirilmesidir.
 
V.U.K.’nun 324 üncü maddesi hükmüne göre, 2004 yılı için vazgeçilen 1.720.411,43 YTL tutarındaki vazgeçilen alacağın öncelikle 2004 yılı zararından mahsup edilmesi, bakiye tutarın ise, 2005 ve 2006 yılı zararla sonuçlanırsa, ilgili yıl zararlarından mahsup edilmesi, hala mahsup edilemeyen vazgeçilen alacak tutarının kalması halinde ise, ilgili tutarın üç yılın sonunda kâra aktarılması gerekmektedir. Geçmiş yıllardan gelen 691.129,09 YTL tutarındaki zararın ise, vazgeçilen alacaktan mahsubu mümkün olmadığı için, ilgili geçmiş yıl zararlarının aynen gelecek yıla devrolması gerekmektedir.
 
Buna göre ;
 
- Vazgeçilen alacak tutarı         1.720.411,43 YTL
- 2004 yılı zararı                      1.040.996,15YTL
- Geçmiş yıl zararları                691.129,09 YTL
 
olup,vazgeçilen alacak tutarının 2004 yılı zararından (alacaktan vazgeçildiği yıl) mahsup edilmesi sonucu, (1.040.996,15 – 1.720.411,43=) gelecek yıla devreden 2004 yılı zararı kalmamıştır. Gelecek yıl zararlarından (2005 ve 2006) mahsup edilebilecek vazgeçilen alacak tutarı ise, (1.720.411,43 - 1.040.996,15=)679.415,28 YTL olarak hesaplanmıştır. Geçmiş yıllardan gelen 691.129,09 YTL tutarındaki geçmiş yıl zararlarının ise aynen gelecek yıla (yıllara) devrolması gerekmektedir.
 
Bu durumda;
 
- Gelecek yıla devreden 2004 yılı zararı                                          0 YTL,
- Gelecek yıla devreden vazgeçilen alacak tutarı               679.415,28 YTL
- Gelecek yıla devreden geçmiş yıl zararı                          691.129,09 YTL
 
olmak durumundadır.