Ozan Çimen-SMMM
 
213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)’nca düzenlenmesi zorunlu vesikalar arasında yer alan sevk irsaliyeleri ve taşıma irsaliyelerinin içerdikleri bilgilerin benzerlikleri ve genellikle birlikte kullanılmaları, uygulamada birbirlerinin yerine kullanılabilecekleri gibi yanlış bir düşünceye yol açmaktadır.
 
Ticari mal sahiplerince mallarının taşıttırılması sırasında düzenlemek zorunda oldukları sevk irsaliyesi, VUK’nun “Faturanın Şekli” başlıklı 230 uncu maddesinde açıklanmıştır ve düzenlenme amacı mal sahiplerinin gelirini kontrol etmektir. VUK genel tebliğleri ile belirlenmiş istisnai haller dışında, her durumda düzenlenmek zorunda olan sevk irsaliyesi, ülkemiz ekonomisinde ciddi bir sorun halinde olan kayıt dışılığın önüne geçmek amacıyla mali sistemimizde yerini almıştır. Bu suretle ekonomide malın miktar itibariyle hareketinin izlenmesi amaçlanmaktadır. Faturanın malın tesliminden sonra düzenlenmesi veya esasen aynı mükellefin birden fazla işyerleri arasında olduğu gibi fatura düzenlenmeden sevk edileceği hallerde de malın belgesiz dolaşımı önlenmektedir. [1]
 
VUK 240 ıncı maddede yer alan taşıma irsaliyesi ise mal sahiplerinden ziyade taşıma işi ile uğraşan kişilerin gelirlerini kontrol etmek amacını gütmektedir. Sevk irsaliyesi düzenlenmesine tabi malların sevk işlemleri, malın sahibi değil de taşıma işi ile uğraşan başka kişilerce gerçekleştirildiğinde, bu kişiler yaptıkları taşıma işlemi için taşıma irsaliyesi düzenlerler ve taşıma esnasında sevk irsaliyesinden ayrıca bu evrakı da hazır bulundurmakla yükümlüdürler.  Kendisine ait vasıta ile kendi eşyasını taşıyanların taşıma irsaliyesi düzenlemesi gerekmez. Çünkü, taşıma irsaliyesi, mal sirkülasyonunun izlenmesi ile ilgili değil, fakat ücret karşılığında eşya taşıyanların izlenmesi ile ilgili bir belgedir. [2]
 
Sevk irsaliyesi ve taşıma irsaliyesi içerdiği bilgiler yönünden benzerlikler göstermesi nedeniyle uygulamada bazı karışıklıklara yol açmaktadır. Bu benzerlik daha çok taşıma irsaliyesinin, sevk irsaliyesinde bulunması gereken asgari bilgileri içermesinden kaynaklanmaktadır ve “taşıma irsaliyesinin tek başına düzenlenmesi yeterlidir” gibi yanlış bir kanıyı doğurmaktadır.
 
VUK 230 uncu maddede 231 inci maddeye atıfta bulunarak belirlenen sevk irsaliyesinin içermesi gereken bilgiler aşağıdaki gibidir.
 
a) Sevk irsaliyesinin düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası,
 
b) Satıcının veya malı sevk edenin adı-soyadı, ticaret unvanı, adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası,
 
c) Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası (malın mükellefinin diğer bir işyerine veya satılmak üzere bir aracıya gönderildiği hallerde kime ve nereye gönderildiği),
 
d) Malın nev'i ve miktarı
 
VUK 240 ıncı maddede 209 uncu madde gereğince belirlenen taşıma irsaliyesinde bulunması gereken asgari bilgiler ise aşağıdaki gibidir;
 
1- Taşıma irsaliyesini düzenleyenin adı-soyadı, ticaret unvanı, vergi dairesi,
 
2- Taşınacak malın, taşımayı yapacak olan kişi tarafından teslim alındığı tarih,
 
3- Malın cinsi (malın cinsinin açıkça belli olmadığı hallerde, sadece balya, kasa, sandık vb. ambalaj nev'inin kaydedilmesi ile yeterlidir.)
 
4- Malın kimin tarafından tevdi edildiği,
 
5- Malın nereye ve kime gönderildiği,
 
6- Alınan taşıma ücreti,
 
7- Taşıma işinin karayolu ile gerçekleştirilmesi halinde eşyayı taşıyacak aracın plaka numarası
 
8- Sürücünün adı soyadı.
 
Sevk irsaliyesi ve taşıma irsaliyesinde bulunması gereken bilgiler incelendiğinde görülebileceği gibi taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesinde yer alan; alıcı, satıcı ve miktar unsurlarını da içermektedir. Bu durum bazı mükelleflerin taşıma irsaliyesinde ilgili bilgilerin zaten yer alması nedeniyle ayrıca bir de sevk irsaliyesi aranmayacağı şeklinde düşünmelerine yok açmaktadır. Bu düşünce ile hareket edenler, Bakanlık yetkililerin tarafından VUK 127 inci madde uyarınca yapılacak yol denetimlerinde sevk irsaliyesini taşıtta bulundurmamaları sonucunda aracın alıkonulması ve mallara el konulması nedeniyle mağdur duruma düşebilmektedir.
 
Nakliyeciler tarafından taşıma esnasında kullanılan taşıma irsaliyeleri, yukarıda da bahsedildiği gibi, taşıma faaliyeti çerçevesinde nakliyecinin gelirini kontrol etme amacını gütmektedir ve düzenlenmesi nakliyecinin sorumluluğundadır. Sevk irsaliyesi ise taşıma işlemine konu ticari mallarının kontrolü ile malların sahibinin gelirinin kavranması içindir ve taşıma irsaliyesi kullanılması, sevk irsaliyesinin kullanılma zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Buna göre ticari mal taşımalarında, taşıtta iki ayrı belge bulunması ve istendiğinde her ikisinin de ibraz edilmesi zorunludur. Olası bir incelemede (yol denetiminde) taşıtta sevk irsaliyesinin bulunmaması halinde, malı taşıtan ve sevk irsaliyesi düzenlemek zorunda olan mükellef sevk irsaliyesi düzenlemediği için, taşıt sahibi ise sevk irsaliyesini taşıtta bulundurmadığı için VUK 353 üncü madde uyarınca özel usulsüzlük cezası ile karşılaşacaktır.
 
Sonuç olarak ticari faaliyetleri çerçevesinde mallarını nakil ettirecek tüm kişilerin bu nakil işlemleri için sevk irsaliyesi düzenlemeleri ve diğer belgelerin varlığının bu yükümlülüğü ortadan kaldırmadığını unutmamaları gerekir.
 
[1]         Yılmaz ÖZBALCI, “Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları”, Oluş Yayıncılık, 2006, s. 567
  [2]         Yılmaz ÖZBALCI, “Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları”, Oluş Yayıncılık, 2006, s. 575