Gelişmekte olan ülkelerin uluslararası finansman ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kullanabilecekleri yöntemlerden birisi doğrudan yabancı yatırımlarıdır. Yabancı yatırımlar ülkelerin ekonomilerini geliştirmesinde önemli rol oynamaktadır. Türkiye’de bu gelişmelere zaman içerisinde uyum sağlanmıştır. Türkiye’de dış yatırımları gerçek anlamda teşvik eden düzenlemeler 1950‘lı yıllarda başlamış ve halen geçerli olan 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1980’lı yıllarda yapılan düzenlemeler ile Türkiye’ye gelen doğrudan dış yatırımlarda büyük artış görülmüştür. Nihayet 17 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımları Kanunu ile yabancı yatırımları ile ilgili düzenlenmeler revize edilmiştir. Bu gelişme ile yabancı sermayeli şirketler ve şubelerin ülkemizde kuruluşu  günümüze kadar artarak çok hızlı bir gelişme göstermiştir. Doğrudan yabancı yatırım yöntemlerinden biri de yatırım planlanan ülkeye irtibat bürosu kurmaktır. Yabancı firmalar tarafından Türkiye’de açılacak olan irtibat bürolarının açılış izni Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından verilmektedir.
 
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımcılar Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 6. maddesine göre Türkiye’de irtibat bürosu açılabilmesi için aşağıdaki şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.
 
a) Şirketlerin yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş olması ve kurulan tüzel kişiliğin şirket statüsüne sahip olması,
 
b) Türkiye’de ticari faaliyette bulunmaması,
 
Belirtilen şartlar doğrultusunda, irtibat büroları, kanuni ve iş merkezi yurtdışında bulunan , ticari faaliyet dışında haberleşme, fizibilite araştırması yapma, sosyal ve kültürel alanlarda bazı çalışmaları yürütme, şirketler arasında birleşme ve devirler için ön hazırlık yapma, tanıtım ve reklam, ülkedeki iş olanaklarının yakından takip etme ve bu konular hakkında merkez firmaya bilgi vermek amacı  için açılan bürolardır.
 
İrtibat bürolarının, ticari faaliyette bulunmaları yasak olduğundan Türkiye’de kurumlar ve katma değer vergisi mükellefiyetleri bulunmamaktadır. Açılan irtibat bürolarının zaman içerisinde, ticari faaliyette bulunmaları durumunda irtibat bürosu özelliklerini yitirir ve şube statüsüne geçer.
 
 Aşağıda irtibat bürosu açma koşulları, işleyişi hakkında ilgili hükümler ve irtibat bürolarının vergilendirilmesi konuları anlatılarak genel olarak Türkiye’deki irtibat bürolarının durumu hakkında bilgi verilmektedir.
 
Türkiye’de irtibat bürosu kurmak
 
Doğrudan Yabancı Yatırımcılar Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 7.maddesinede belirtildiği üzere, Türkiye’de irtibat bürosu kurmak için aşağıdaki belgelerle  Hazine Müsteşarlığa müracaat edilir:
 
a) Ana şirkete ait ve ilgili Türk Konsolosluğunca veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre tasdik edilmiş Faaliyet Belgesi aslı,
 
b) Ana şirket hakkında hazırlanmış Faaliyet Raporu veya bilanço ve gelir tablosu,
 
c) İrtibat bürosunun faaliyetlerini yürütmekle görevli olarak atanacak kişiye verilecek yetki belgesi aslı,
 
d) İrtibat bürosunun kuruluş işlemlerinin başka bir kimse aracılığı ile yürütülmesi durumunda vekaletname aslı.
 
Yine ilgili yönetmeliğin 6.maddesinde belirtildiği üzere; kuruluş ve süre uzatımına ilişkin müracaatlar, istenilen bilgi / belgelerin tam ve eksiksiz olması kaydıyla, başvuru tarihinden itibaren 5 iş günü içinde sonuçlandırılır.
 
İrtibat Bürolarının İşleyişi Hakkında Hükümleri
 
İlgili kanunun yönetmeliği ile aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
 
a) Kuruluş izni alan irtibat büroları, vergi dairesine kayıt belgesinin bir örneğini en geç 1 ay içinde Genel Müdürlüğe gönderirler. Bürolar, adres değişikliği durumunda yeni adreslerini en geç 1 ay içinde Genel Müdürlüğe bildirirler.
 
b) İrtibat bürolarınca, her yıl en geç Mayıs ayı sonuna kadar, büronun geçmiş yıl faaliyetleri hakkında, "İrtibat Bürolarının Faaliyetlerine İlişkin Bilgi Formu" doldurularak Müsteşarlığa gönderilir. Bu müracaatlara, büronun geçmiş yıl harcamalarının yurt dışından gönderilen dövizlerle karşılandığına ilişkin belgeler eklenir.
 
c) İrtibat bürolarına azami 3 yıllık süre ile faaliyet izni verilir. İrtibat bürolarının süre uzatımlarında, geçmiş yıl faaliyetleri ile geleceğe yönelik plan ve hedefleri dikkate alınarak, her defasında azami 3 yıl olmak üzere süre uzatımı verilebilir. 
 
d) İrtibat bürolarının faaliyetlerini sona erdirmesi durumunda kapatma işlemi için, ilgili vergi dairesinden alınacak iş bırakma-yoklama fişi Genel Müdürlüğe gönderilir. Bürolar, kapanış ve tasfiye sonucunda oluşan bakiye haricinde, transfer talebinde bulunamazlar.
 
e) Müsteşarlık, mevzuata aykırı davrandığı tespit olunan irtibat bürolarının kuruluş izinlerini iptal edebilir ve iptal kararını ilgili mercilere bildirir.
 
İrtibat Bürolarının Türk Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu
 
Kurumlar Vergisi Açısından Değerlendirme;
 
İrtibat büroları Türkiye’de gelir getirici bir faaliyet yapma amacı dışında (irtibat büroları Türkiye’de ticari faaliyette bulunamazlar) izin almaktadırlar. Dolayısıyla ticari faaliyette bulunulmaması nedeniyle, ticari bir kazanç oluşmayacağından bunun vergilendirilmesi de söz konusu olamayacaktır. Bu konu ile ilgili çeşitli zamanlarda bu yönde verilen Danıştay kararları ve özelgeler  bulunmaktadır. İrtibat büroları, GVK’nın 94. maddesinde sayılan ve hizmet erbabına yaptıkları ücret (G.V.K. nun 23/14. maddesi kapsamındaki ücret) ödemeleri dışındaki ödemeler için, vergi tevkifatı yapacak ve ödeyeceklerdir. Söz konusu GVK’nın  94. madde kapsamı dışında, yukarıdaki şartlara uygun olarak kurulan ve faaliyet gösteren irtibat bürolarının vergi mükellefiyeti bulunmamaktadır. Bu açıklamaya istinaden irtibat bürolarının VUK hükümleri çerçevesinde  bilanço usulüne göre zorunlu defterleri tutmaları zorunluluğu da  bulunmamaktadır.
 
Katma Değer Vergisi Açısından Değerlendirme;
 
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin 1 numaralı bendine göre ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim  ve hizmetler katma değer vergisinin konusunu teşkil etmektedir. Buna göre KDV mükellefiyetinden söz edilebilmesi için ticari, sınai, zirai veya serbest meslek faaliyetinin yapılıyor olması gereklidir. İrtibat büroları hiçbir şekilde ticari faaliyette bulunmamak şartıyla kuruldukları için KDV mükellefiyeti tesis ettirmelerine gerek bulunmamaktadır. Konu ile ilgili olarak çok sayıda özelge bulunmaktadır.
 
Gelir Vergisi Stopajı Açısından Değerlendirme;
 
Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/14 numaralı bendinde, “Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden istisnadır.” açıklamasına istinaden irtibat bürosunda çalıştırılacak personele yapılacak ücret ödemeleri belirli şartlar dahilinden gelir vergisinden, yani GVK md. 94 kapsamında işverenin sorumlu sıfatıyla yapması gereken tevkifattan istisnadır. Bu şartlar şu şekilde sıralanmaktadır;
 
1- Ücret ödemesi dar mükellef işverenin yurt dışında elde ettiği kazancı üzerinden ödenecektir. Yani personel ücretleri yurt dışındaki ana şirket tarafından karşılanacak ve Türkiye’ye gönderilecektir. Burada transferlerin irtibat bürosu banka hesabına gönderilmesi ispat açısından daha doğru olacaktır.
 
2- Ücret ödemeleri Türk Lirası olarak değil, döviz olarak yada dövize endeksli Türk Lirası yapılacaktır.
 
3- Tabii ki bu şartların kontrolü içinde gerekli belgelerin (banka dekontları, döviz alım belgeleri, yurt dışı transfer dekontları vb.) temini ve saklanması zorunludur.
 
Yukarıda sayılan ücret ödemeleri hariç, irtibat bürolarının, G.V.K.'nun 94'üncü maddesinde bentler halinde sayılan ödemeleri yapmaları halinde tevkifat yapmaları mecburidir. Örneğin, irtibat bürolarında görevli kimselerce yapılacak kira ödemeleri, muhasebeci veya tercüme bürolarına yapılan serbest meslek ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması zorunludur.
 
Damga Vergisi Açısından Değerlendirme;
 
Damga Vergisi Kanun’unda irtibat bürolarında çalışan personele yapılacak ücret (G.V.K. nun 23/14. maddesi kapsamındaki ücret ödemeleri) ödemelerinde, 8 Temmuz 2006 tarihli 5535 sayılı kanun öncesine kadar, ücret ödemelerini vergiden istisna eden herhangi bir hüküm olmadığından, yapılacak ücret ödemelerinden damga vergisi kesintisi yapılmaktaydı. Ancak bu tarihten sonra 5535 sayılı kanunun 8. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. Maddesine göre, Gelir Vergisinden istisna olan ücretler damga vergisinden de istisna edilmiştir. İlgili tarih sonrası  irtibat bürolarındaki ücret ödemelerinde  damga vergisi kesintisi yapılmayacaktır.
 
Sosyal Sigortalar Mevzuatı Açısından Değerlendirme;
 
İrtibat bürosunda çalışan personel Türk ise ücreti üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmayacak, ancak SSK işçi ve işveren primi kesilerek sigorta müdürlüklerine yatırılacaktır. 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3. maddesinin (G) bendinde; “Yabancı bir memlekette kurulu herhangi bir müessese tarafından ve o müessese nam ve hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilen ve yabancı memlekette sigortalı olduğunu bildiren yabancı kimseler” hükmü yer almaktadır. İrtibat bürolarında çalışan yabancı personel merkezi yurt dışında bulunan ve o müessese nam ve hesabına hareket eden kişilerdir. Bu personelin Türkiye’de sigortalı sayılmaması için yabancı personelin mukim olduğu ülke ile sosyal sigortalar anlaşması bulunması, ikinci olarak yabancı memlekette sigortalı olduğuna dair ilgili ülke makamlarından alınan belgenin bulunması ve bu belgenin bağlı bulunduğu SSK müdürlüğünce onaylanması gerekmektedir. Kişi eğer kendi ülkesinde sosyal güvenlik kurumuna tabi olduğunu yukarıda şekilde ispat ederse ise ülkemizde SSK primi ödemeyecek, ülkesinde sosyal güvenlik kurumuna tabi değil ise Türkiye’de SSK primi ödeyecektir.
 
 
SONUÇ
 
İrtibat bürolarının kuruluşuna izin verilmesinin amacı yukarıda da kısaca bahsedildiği gibi Türkiye’de yabancı sermayenin teşvik edilmesi, yurtdışından yatırımların arttırılması ve ülkemizin tanıtılmasını sağlamaktadır.Yabancı yatırımların ülkemiz ekonomisine katkısını göz önünde bulundurarak bu konudaki teşviklerin geliştirmesinin ülke ekonomisi açısından önemli ve gerekli olduğu görüşündeyim.
 
 
Yararlanılan Kaynaklar
 
-Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği,
-Levent Başak, “ Yabancı Ulaştırma Kurumlarınca Türkiye’de Açılan İrtibat Büroları 2005 Hesap Dönemi İçin Kurumlar Vergisi Beyannamesi Vermek Zorunda mıdır?” Mdergi/8901A.17-  Nisan 2006 Sayı  4
-Gürol Ürel, “ Yabancı İrtibat Büroları” Mdergi/8916A.013- Ocak 2005 Sayı1
-Damla Çakmak, “ Yabancı Doğrudan Sermaye Hareketleri ve Türkiye” Yaklaşım Mart 2006, Sayı 32
-Güray Öğrendik, “ İrtibat Büroları”, Yaklaşım Temmuz 2005, Sayı 151
-Yılmaz Sezer, “Yabancı Ülke Kuruluşlarının İrtibat Büroları ve Vergilendirilmesi”