Merve Özbek Bor, SMMM | Deloitte Vergi Denetçisi

Hediye çekleri, üzerinde bir bedelin olduğu ve kullanıcısına bu bedel karşılığında ilgili mal veya hizmeti satın alma hakkı doğuran belgedir. Hediye çeki uygulamasına; özel günlerde, yılbaşlarında ve bayramlarda sıklıkla rastlanmaktadır. Firmalar bu uygulamaya genellikle müşteri kitlesini artırmak için veya var olan müşterinin firmaya bağlılığını artırmak için temsil ve ağırlama kapsamında kullanmak amaçlı, verimliliği artırmak ya da üretilen ürünlerin tutundurulması için başvurmaktadırlar. Peki nedir ve ne şekilde olmaktadır hediye çeki uygulaması? Belgeleme yapılmalı mıdır veya nasıl bir belgeleme olacaktır? Hediye çeki uygulamasında hangi vergiler akla gelir? Tüm bu sorularımıza yazımızın içeriğinde yanıt vermeye çalışacağız.

Hediye Çeki Satışında Fatura ve KDV

KDVK md. 1/1 ‘e göre Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamındaki mal teslimleri ve hizmet ifaları KDV’ye tabi bulunmaktadır. Ayrıca KDVK md. 2/1‘de de teslimin tanımı şu şekilde yapılmıştır; ¨Bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir. Bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii teslim hükmündedir.¨ Aynı kanunda vergiyi doğuran olayın, malın veya hizmetin teslimi/ifası ve malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile gerçekleştiğinden bahsedilmektedir (KDVK/10- md.). Ayrıca fatura kavramına da VUK değinilmiş olup bu kanunda 229. maddede faturanın tanımı şu şekilde yapılmıştır; “satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika”.

Hediye çekinin verilmesi esnasında bir hizmet ifası ya da mal teslimi olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, yukarıdaki açıklamaların da ışığında KDV ‘ye tabi olmadığı açıkça belirlidir. KDV yönünden vergiyi doğuran olay hediye çekinin kullanımı sırasında meydana gelir. İlgili mal veya hizmetin teslimi anında da fatura düzenleme işlemi gerçekleşir.

Ortada henüz bir mal satışı ya da hizmet ifası olmadığından hediye çekini satan işletme açısından avans olarak değerlendirilecek hediye çeki satışı işleminde fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. En doğru belgeleme şekli dekont ile olandır. Dolayısı ile hediye çekinin satın alınması aşamasında düzenlenecek olan olası faturada KDV gösteriminde bulunulmayacaktır. KDV gösterilse bile tahsil edilen çek bedelinin avans olarak değerlendirilmesini engellemeyecektir. Hediye çeki uygulamasında belge düzeni konusu ile ilgili olarak Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkalığı tarafından verilen 64597866-105[229-2014]-41 numaralı ve 10.04.2014 tarihli özelgede de bu yönde görüş verilmiştir.

Hediye çekinin kullanımı sırasında ibrazı ile gerçekleşecek teslim ve hizmetlerde, ilgili mal veya hizmetin KDV oranı uygulanacaktır.

Hediye Çekini Alarak Müşteri veya Personele Dağıtan İşletmelerde Durum

İşletmeler; promosyon, reklam, kazancın artırılması ve tanıtım amacıyla özel günlerde müşterilere , bayilere, personele v.s. hediye çekleri dağıtmaktadırlar. Her durumda da konunun 193 sayılı GVK md. 40/1 ve 5520 sayılı KVK md. 8 kapsamında değerlendirilmesi, buna göre ticari ve kurum kazancının tespitinde yer alıp almayacağına karar verilmesi gerekmektedir. İşin idame ettirilmesi ile ilgisi bulunmayan harcamaların yasal kayıtlarda gider olarak bulunması söz konusu olamayacaktır.

Bununla birlikte ticari kazancın tespitinde karşımıza iki ilke esas olarak çıkmaktadır. Bunlar dönemsellik ve tahakkuk esası ilkesidir. Bu ilkeler göz önünde bulundurulduğunda, bir gelir & gider unsurunun tutar itibariyle kesinleştiği dönemde Kurumlar Vergisi Matrahının tespitinde dikkate alınması gerektiği unutulmamalıdır. Henüz teslim ya da ifa edilip edilmeyeceği kesinleşmemiş olan hediye çeki işleminde tamamlanmış bir satış işlemi bulunmadığından tahakkuk etmiş bir gelir-giderden söz edilemeyecektir.

Bu açıklamalar ışığında hediye çekleri kullanıldıkları dönemde, iş ve işletme ile olan illiyet bağı tevsik edici belgelerle de ispat edildikten sonra satan firma tarafından gelir , alıp dağıtacak olan firma tarafından da gider olarak kaydedilecektir.

Ayni ücret, bir işin karşılığı olarak işçiye işveren tarafından para yerine mal ile yapılan her türlü ödemedir. Hediye çeklerini personeline verimliliği artırmak ve motivasyon amaçlı dağıtan firmalarda bu çeke ait tutarın ayni ücret olarak değerlendirilmesi gerektiği sıkça unutulmaktadır. GVK''''nun 61''''inci maddesine göre, işverene tâbi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler, ücret olarak gelir vergisine tâbidir. Dolayısı ile işveren tarafından personele verilen hediye çeki ayni yardım olarak ele alındığında, çekin tutarı net ücret olarak düşünülüp brütleştirildikten sonra gelir vergisine tabi tutulmalıdır. Bununla beraber, personele verilecek olan hediye çeklerinin para yerine kullanılabileceği, bu çeklerin kullanılması öngörülen mağaza, market vs. den alışveriş yapılabileceği göz önünde bulundurulursa hediye çeki ayni yardımdan çok nakdi yardım olarak da değerlendirilebilir ve ücret damga vergisi ile SGK primi kesintisine de tabi olması konusu gündeme gelebilir.

Hediye çeklerini ikili anlaşmalara bağlı kalınarak müşteri ya da bayilerine bir ödül karşılığı dağıtan firmalarda , ciro primi konusu gündeme gelecektir. Bu takdirde Maliye İdaresine göre, müşterinin KDV li ciro primi faturası düzenlenmesi gerekir. Müşteri tarafından düzenlenen bu ciro primi faturaları aktife kaydedilirken, fiyat farkı niteliğindeki bu faturaların ilgili mal veya hizmetin KDV oranına tabi olacağı bilinmelidir.

Hediye çekleri müşteri veya personel haricindeki kişilere de dağıtılabilir. Bunların işletme büyüklüğüne göre aşırı boyutlarda olmaması, makul seviyede bulunması koşulu ile gider yazılabileceği görüşleri mevcuttur. 50. No’lu KDV Genel tebliğine göre de bu tip hediyeler pazarlama gideri olarak kabul edilmiş ve için bazı şartlar koşulmuştur. Buna göre; "Firmaların belirli zamanlarda, özellikle dini bayramlarda ve yılbaşlarında kendi tanıtımlarını yapmak amacıyla herhangi bir bedel almaksızın kalem, anahtarlık, ajanda, takvim ve benzeri eşya dağıtımları geleneksel hale gelmiştir. Ticari hayatta eşantiyon olarak adlandırılan bu ürünler, her ne kadar işletmede tüketilmemekte ise de aynî pazarlama gideri niteliğinde olduğundan, bu ürünlerin müşterilere ayrıca bir bedel alınmaksızın teslimi katma değer vergisi hesaplanmasını gerektirmemektedir.

Bu açıklamalar çerçevesinde .................... eşantiyon adı altında teslim edilen malların;

- Ticari teamüllere uygun nitelikte ve miktarda olması,
- Ayrıca bir satışa konu olmayacak şekilde verilmesi,

halinde katma değer vergisi hesaplanmayacaktır.

İşletmenin iktisadi faaliyetini yaygınlaştırmaya ve tanıtmaya yönelik olarak verilen bu mallar için yüklenilen vergiler, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacaktır..."

Sonuç

Hediye çeki dağıtma , işletmelerin yararına olan bir uygulama olup , rekabet gücünün artmasına ve ömürlerinin uzun olmasına katkıda bulunacaktır.

Yukarıdaki açıklamalardan yola çıkılacak olursa, hediye çekleri, kullanan şirketlerde ilgili kanun hükümlerinin ışığında bir gider unsuru olarak dikkate alınabilir. Dikkat edilmesi gereken özellikli konular, hediye çekinin temin edilmesi ve kullanılmasında belgelemenin nasıl olacağı , KDV ve Gelir Vergilerinin hangi aşamalarda hesaplanacağıdır.