INFOMAG, Mart 2008
Araştırma ve Geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi ile ilgili kanun Şubat ayında yayınlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Kanun’un ilk maddesinde gerçekleştirilmesi hedeflenen hususlar aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.
- Ekonominin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması için teknolojik bilgi üretilmesini,
- Üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapılmasını,
- Ürün kalitesi ve standartlarının yükseltilmesini,
- Verimliliğinin arttırılmasını,
- Üretim maliyetlerinin düşürülmesini,
- Teknolojik bilginin ticarileştirilmesini,
- Rekabet öncesi işbirliklerinin geliştirilmesini,
- Teknoloji yoğun üretim, girişimcilik ve bu alanlara yönelik yatırımlarla Ar-Ge’ye ve yeniliğe yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye girişinin hızlandırılmasını,
- Ar-Ge personeli ve nitelikli işgücü istihdamının arttırılmasını desteklemek ve teşvik etmek.
Kanun kapsamında getirilen destek unsurlarını aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.
- Ar-Ge indirimi:
Kanunda belirtilen Ar-Ge harcamalarının genel hükümler çerçevesinde gider yazılmasına ilave olarak, yapılan harcamanın tamamının bir kere daha gider yazılması imkanı getirilmiştir. Ayrıca 500 ve üzeri Ar-Ge personeli istihdam eden kuruluşlara ilave bazı indirim hakları da getirilmektedir.
- Gelir Vergisi Stopajı Teşviki:
Ar-Ge personelinin gelir vergilerinde doktora derecesinde olanlar için %90, diğerleri için %80 indirim imkanı getirilmiştir.
- Sigorta Primi Teşviki:
Ar-Ge personelinin ücretleri üzerinden hesaplanan işveren hisselerinin yarısı devlet tarafından karşılanacaktır.
- Damga Vergisi İstisnası:
Ar-Ge faaliyetleri kapsamındaki işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlardan damga vergisi alınmayacaktır.
- Tekno Girişim Sermaye Desteği:
İlgili kuruluşlarca uygun iş planları çerçevesinde özellikle öğrenci, yeni mezun veya yeni yüksek lisans ve doktora derecesi almış kişilere tanınan bu teşvik hibe şeklinde 100.000 YTL’ye kadar verilebilecektir.
- Gelir Yazmama:
Rekabet öncesi işbirliği projelerinde, projeye katılan kuruluşların kendi imkanlarıyla yarattıkları fonlar ile kamu kuruluşlarından veya uluslararası fonlardan sağladıkları yardımlar ilgili yatırımcı kuruluşun vergiye tabi gelirinin tespitinde dikkate alınmayacak, diğer bir deyişle vergi dışında tutulacaktır.
Özellikle sanayi kuruluşlarında ürünlerin belli parçalarını üretmek üzere bir araya gelen kuruluşların oluşturdukları işbirliklerine, rekabet öncesi işbirliği projeleri denilmektedir.
Daha iyi anlaşılması amacıyla şöyle bir örnek verebiliriz; Örneğin belli segmentteki bir otomobilin şasi (Chassis) bölümünü üretmek üzere birden fazla otomobil fabrikası biraraya gelerek üretim yapabilir. Bu tür girişimler Tübitak ve Uluslararası kurumlarca da desteklenmektedir.
Aslında bu alan sanayi üretimini yönlendirebilmek için bir araç olarak kullanılabilir. Örnek vermek gerekirse elektronik sanayinde, chipler, mikro işlemci aygıtlar, LCD ekranlar, gibi yüksek teknoloji ürünleri gibi, son ürünlerin bünyesinde ortak olarak kullanılabilecek ara ürünler veya yarı mamuller bu yöntem ile teşvik edilerek sanayide ve üretimde varılması gereken hedeflere doğru yol alınabilir.
İş çevrelerinin bu yeni konsept etrafında çalışarak devlet veya uluslararası kuruluşların desteğini almak için gerekli girişimleri başlatacaklarını, yeni yasanın bu konuda yol gösterici ve teşvik edici önemli bir düzenleme olduğunu düşünüyoruz.