Barbaros Yeşin | SMMM | Deloitte Türkiye Kıdemli Vergi Müdürü

Bildiğiniz üzere 6 Mart 2003 tarihli ve 25040 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmış olan 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ve daha sonra yayınlanmış olan yönetmelik ile 11 Nisan 2014 tarihine kadar yabancı çalışanların çalışma ve oturma izinleri konusunda düzenlemeler yapılmıştı. Ancak 11 Nisan 2013 tarihli ve 28615 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak 11 Nisan 2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile yabancıların Türkiye'ye girişleri, Türkiye'de kalışları ve Türkiye'den çıkışları ile Türkiye'den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları ve İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını ilişkin yeni düzenlemeler yapılmıştır.

Ancak ilgili Kanun düzenlemesi uygulamaya yönelik Yönetmeliğin henüz yayınlanmamış olması dolayısıyla gerek kurumlar gerekse yabancı çalışanlar nezdinde yeni sorunların oluşmasına neden olmuştur.

4817 Sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun’da uzun süreli ya da turistik amaçlı ikamet izni olarak geçen düzenleme 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda kısa dönem ikamet izni olarak değişmiştir. Pratikte 11 Nisan 2014 öncesi yapılan başvurularda aranan belge ve şartlar ile 11 Nisan 2014 sonrası yapılan başvurularda aranan belge ve şartlar İçişleri Bakanlığı’na bağlı İl Emniyet Müdürlükleri ile Yabancılar Şube Daire Başkanlıkları bazında değişiklikler göstermektedir.

Kısa dönem ikamet izni için başvuruda bulunanlardan istenen belgelerden biri olan ve kişinin ikamet ettiği süre boyunca kendini nasıl finanse edeceğini gösterir belgeyi kimi makamlar döviz alım / satım belgesi, kimi makamlar yurtdışındaki mukim bankadan alınmış resmi yazı kimi makamlar da Türkiye sınırları içerisindeki bir bankada açılmış hesaba para yatırıldıktan sonra alınan hesap cüzdanı olarak talep etmektedirler.

Öte yandan kimi makamlar kişinin ya da aile bireylerinin ayakta ve yatan tedavi giderleriyle ilaç ve tıbbi malzeme giderlerini 1 yıl süre karşılayacak olan Türkiye’de mukim bir sigorta kurumuna yapılmış sigorta dokümanını talep eder iken; kimi makamlar da yurtdışında yapılmış ve uluslararası geçerliliği sahip yabancı sigortayı kabul etmektedirler. Bunların haricinde yine bazı makamların ilaveten bireylerin Genel Sağlık Sigortası sistemine dâhil olması gerektiğini de savunmaktadırlar.

Gerek çalışma izni onaylanan yabancı personel çalışma izni olarak kullanılacak kimlik kartı gerekse de ikamet izni olarak kullanılacak olan belge ilgili makamların uygun görmesi durumunda Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nce basılarak yabancı personelin ikamet ettiği ya da çalışacağı adrese direk olarak gönderilmektedir. Ancak çalışma vizesi ile Türkiye’ye giriş yapacak olan yabancı personellerin ülkemize girişinin ivedi bir şekilde gerçekleşmesi ve acilen tekrar çıkış yapması gerektiği pozisyonlarda bu kartların kişilerin adreslerine geç gönderilmesinden dolayı ve çalışma izninin tek girişlik olup, bu kartlara sahip olmayan bireylerin çıkışta alıkonulabilmesi ve çalışma izninin geçersiz sayılması hem yabancı personeli hem de işverenleri planlama ve maddi anlamda sıkıntıya sokmaktadırlar.

Öte yandan yine bu kartların üzerinde yabancı kimlik numarası yazmadığından resmi makamlarda kendilerini kayıt ettirebilecekleri hiçbir numara sistemde gözükmemektedir. Bu durum özellikle çalışma izni çıktıktan sonra ülkemizde sosyal güvenlik zorunluluğunu yerine getirecek olan yabancı personelin işveren kurum tarafından sosyal sigorta girişini gerek sistem üzerinden gerekse de kâğıt ortamında yaptığı durumlarda sıkıntı yaratmaktadır.

6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 26. Maddesi[1] “Konsolosluklardan ikamet ve çalışma izni alarak Türkiye’ye gelen yabancılar, giriş tarihinden itibaren en geç yirmi iş günü içinde adres kayıt sistemine kayıtlarını yaptırmak zorundadırlar” demektedir. Ancak gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın gerekse de Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün İl Nüfus Müdürlüklerine kanun değişikliği ile alakalı resmi bir bildirim yapmamış olmasından dolayı kimlik kartı olup da yabancı kimlik numarası olan ya da yabancı kimlik numarası olmayan ve buna müteakiben konsolosluklardan çalışma vizesi alarak Türkiye’ye gelen yabancılar, giriş tarihinden itibaren en geç yirmi iş günü içinde adres kayıt sistemine kayıtlarını yaptıramamaktadır.[2]

Yukarıda bahsi geçen ve pratikte karşılaşılan aksaklıklar elbet ki çalışma izni alarak ülkemizde çalışacak yabancı personeli olumsuz anlamda etkilemekte ve 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun uygulama yönetmeliğinin de çıkarılması zorunluluğu doğurmaktadır.


[1] 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu

[2] Pratikte adres kaydı için halen 11.04.2014 öncesi düzenlenen ikamet izni defterleri talep edilmektedir. Ancak 11.04.2014 sonrası otoritenin düzenlediği tek belge ikamet izni yerine de geçen çalışma izni kimlik kartıdır.